YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4398
KARAR NO : 2014/7486
KARAR TARİHİ : 17.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nın 331. Maddesine göre hükmün tebliği adli tatil içerisinde yapılmış ise süre tatilin bittiği günden itibaren işlemeye başlayacağından, sanığa 27.07.2012 tarihinde tebliğ olunan mahkumiyet hükümlerine yönelik 05.09.2012 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki temyiz talebinin süre yönünden reddine dair görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, daha önceden müşteki …’in yanına giderek bahçesinde bulunan kavak ağaçlarını satın almak istediğini söyleyip müşteri olduğu, ancak fiyat hususunda anlaşamamaları üzerine satımın gerçekleşmediği, akabinde sanığın sanayi sitesinde kerestecilik işiyle uğraşan mağdur …’ı telefonla arayıp, satılık kavak ağaçları olduğunu söyleyerek, satın alıp alamayacağını sorduğu, mağdur …’in de alacağını beyan etmesi üzerine sanığın müşteki …’e ait suça konu ağaçların bulunduğu bahçe kapısının anahtarını bir şekilde ele geçirip söz konusu ağaçları mağdur …’e göstererek sahibi olduğunu söyleyip 2500 TL’ye sattığı ve 500 TL parayı da peşin olarak aldığı, daha sonra sanığa inanan mağdur …’in yanında getirdiği işçiler vasıtasıyla kavak ağaçlarını kesmeye başladığı, bu sırada hızar sesini duyan müşteki …’in sesin geldiği yöne doğru gittiğinde kendisine ait olan 26 adet ağacın kesildiğini görüp müdahale etmesi üzerine durumun anlaşıldığının iddia edildiği olayda,
1-Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık savunması, müşteki ile mağdur ifadesi, görgü tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık …’ın, müşteki …’e ait kavakları sahibi olduğunu söyleyerek mağdur …’a sattıktan sonra suça konu kavakların mağdur … tarafından kesilmesi eyleminin kül halinde sanık için dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, söz konusu ağaçların … tarafından kesilerek götürülmeye çalışılmasının dolandırıcılık suçunun hile unsurunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyete hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.