YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5097
KARAR NO : 2014/6312
KARAR TARİHİ : 03.04.2014
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10/06/2009 tarih ve 2009/241 sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk … hakkında “Mala zarar verme, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal” suçlarından cezalandırılması istemi ile açılan kamu davası sonunda; Sakarya Çocuk Mahkemesi’nin 23/03/2011 tarih ve 2009/282 esas, 2011/169 karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün suça sürüklenen çocuğun zorunlu müdafii tarafından temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 24/03/2013 tarihli tebliğname ile mahkeme hükmünün bozulması, 06/12/2013 tarihli tebliğname ile mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen kararların onanması, hırsızlık suçundan verilen kararın ise bozulması talep edilerek dava dosyası dairemize gönderilmiş, Dairemizin 13/02/2014 tarih ve 2013/33258 E., 2014/2601 K. sayılı ilamıyla suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından hükmün onanmasına, hırsızlık suçundan ise hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan Kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMUK’nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 13.02.2014 tarih 2013/33258 E. 2014/2601 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir kimsenin konutuna,konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur.Konuta girmek,failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir.Bu nedenle,konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma,dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur.Konuttan çıkmamak,konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Suçun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen yada rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut, (mesken) bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı her nevi yer olarak tanımlanabilir.Medeni kanunun 19 uncu maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK. anlamında bir konuttur Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat) ;konuta bitişik yada onun yakınında olan, konut veya benzerî yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir. Balkon, koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu, eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir. Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi,mevcut olanakları,sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir. Bu husus, olaysal olarak değerlendirilmeli, tayin ve takdir edilmelidir.
Rızaya aykırı olarak girme veya rıza ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde Fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır. Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, Avukatlık bürosu, Doktor muayenehaneleri, Emlak bürosu, Mimar bürosu, v.b. gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir. Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkanlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar, Sinema, tiyatro, otel, bar, hastane, örnek gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi, yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara rıza haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır.
Fiilin gece vakti işlenmesi, ağırlaştırıcı nedendir. Geçe vakti TCK md. 6 da tanımlanmıştır. Gece vakti güneşin batmasından bir saat sonra başlar ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresidir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuğun, gece vakti Hendek Halk Kütüphanesi’nin camını kırarak içeriye girdiği ve bir adet bilgisayar kasası ile müdür odasında bulunan bilgisayar kasasının içersindeki REM’i almak suretiyle kamu malına zarar verme, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarını işlediği anlaşılmakla, atılı suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
A-Mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen mahkumiyet kararına karşı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesine aykırı olarak suça sürüklenen çocuk …’a 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii için vekalet ücreti alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Sakarya Çocuk Mahkemesi’nin 23/03/2011 gün ve 2009/282 Esas, 2011/169 Karar sayılı ilamında hükmün 3/a bendindeki “CMK gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 5/3. maddesi gereğince baro tarafından çocuğa tayin edilen müdafii ücreti olan 274 TL ve 137 TL’nin suça sürüklenen çocuktan alınmasına” ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulduğu halde, suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca cezadan artırım yapılırken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden üst sınırdan artırım yapılması,
2-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesine aykırı olarak suça sürüklenen çocuk …’a 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii için vekalet ücreti alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.