Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/5101 E. 2014/8012 K. 24.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5101
KARAR NO : 2014/8012
KARAR TARİHİ : 24.04.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan idare vekilinin 21.05.2009 havale tarihli temyiz dilekçesi içeriğine göre, sadece sanık … hakkındaki dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmünü temyiz ettiği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıklardan …’in dışında kalanların yaşlılık aylığı alabilmek için Kahta İlçe Nüfus Müdürlüğü’nden nüfus kayıt örneği alırlarken, memur olarak çalışan sanık …’in bilgisayar ortamındaki nüfus kayıtlarında görünen doğum tarihlerini değiştirerek yaşlarını büyütmek suretiyle hazırladığı nüfus kayıt örneklerini alarak Emekli Sandığı Yaşlılar Sosyal Güvenlik Dairesi Başkanlığına müracaat ettikleri, böylece hak etmedikleri halde yaşlılık aylığı alarak kamuyu zarara uğrattıklarının iddia edildiği somut olayda;
1- Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanıkların haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık …’nın yokluğunda verilip 13.05.2009 tarihinde tebliğ olunan 01.04.2009 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 29.05.2009 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmü ile sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
4- Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelemesinde;
Sanıkların birden çok defada yaşlılık aylığı almaları karşısında bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez aynı suçu işlemelerine rağmen haklarında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ile hileli hareketler sonucunda başkasına menfaat sağlamanın da dolandırıcılık suçunun unsurlarından birisi olması karşısında sanık …’in, diğer sanıkların haksız olarak yaşlılık aylığı almaları için sahte evrak düzenlemesi karşısında yardım eden değil, her bir sanık için ayrı ayrı suça iştirak eden konumunda olduğu gözetilmeden, hakkında TCK’nın 39. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçeli kararın 15. sayfasında yer alan 17 numaralı bentte, sanıklardan …’in nitelikli dolandırıcılık suçu nedeni ile eyleminin tamamlandığının belirtilmesine rağmen, 17. sayfada bu kez eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığından bahsedilmesine rağmen, hüküm fıkrasında TCK’nın 35. maddesinin uygulanmaması suretiyle hükmün doğru kurulması karşısında yaratılan karışıklığın mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin olarak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.04.2010 tarihli ve 2010/4-71 E, 2010/76 K sayılı ilamında belirtildiği gibi; 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesiyle, ceza infaz kurumu haline getirilip, sadece hapis cezasıyla sınırlı olarak kabul edilen ertelemede, maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkemece bir deneme süresinin belirlenmesi zorunlu olup, bu sürenin belirlenmemesi veya eksik belirlenmesi, denetim süresi, ertelemenin yasal sonucu olduğundan, aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyecek, yine fıkrada mahkûm olunan hapis cezası süresinden az olmamak hususu da, hükmedilen bir yıldan fazla mahkûmiyetler için söz konusu olup, hapis cezası bir yıldan az olsa da denetim süresi hiçbir ahvalde bir yıldan az olamayacağı cihetle, anılan emredici düzenlemeye aykırı şekilde hakkında 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verilen sanığa 1 yıl denetim süresi belirlenmesi,
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken, adli para cezasının belirlenmesi sırasında tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle hesaplanması gerektiği gözetilmeden takdiren belirlenen gün üzerinden arttırım ve indirimler yapıldıktan sonra sonuç adli para cezasının suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katına yükseltilmesi suretiyle sanık … dışındakiler hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık … hakkında kurulan hükümde hapis cezasının ertelenmesine ilişkin fıkradaki denetim süresine ilişkin olarak “1 yıl” ibaresi çıkartılarak yerine “1 yıl 6ay 22 gün” ibaresi eklenmek suretiyle;
Adli para cezasına ilişkin hükümlerdeki … hakkındaki kısımdan “5 gün”, “100 TL”, “515 TL”, “429 TL” ibareleri çıkartılarak yerine sırasıyla “26 gün”, “21 gün” ve “420,00 TL”,
Sanık … hakkındaki kısımdan “5 gün”, “100 TL”, “515 TL”, “257 TL”, “214 TL”, ibareleri çıkartılarak yerine sırasıyla “26 gün”, “13 gün”, “10 gün” ve “200,00 TL”,
Sanık … hakkındaki kısımdan “5 gün”, “100 TL”, “2522 TL”, “2101 TL” ibareleri çıkartılarak yerine sırasıyla “127 gün”, “105 gün” ve “2100,00 TL”
Sanık … hakkındaki kısımdan “5 gün”, “100 TL”, “515 TL”, “429 TL”, ibareleri çıkartılarak yerine sırasıyla “26 gün”, “21 gün” ve “420,00 TL”,
Sanık … hakkındaki kısımdan “5 gün”, “100 TL”, “5798 TL”, 4831 TL” ibareleri çıkartılarak yerine sırasıyla “290 gün”, “241 gün” ve “4820,00 TL”,
Sanık … hakkındaki kısımdan “5 gün”, “100 TL”, “515 TL”, “429 TL” ibareleri çıkartılarak yerine sırasıyla “26 gün”, “21 gün” ve “420,00 TL”,
Sanık … hakkındaki kısımdan “5 gün”, “100 TL”, “515 TL”, “429 TL” ibareleri çıkartılarak yerine sırasıyla “26 gün”, “21 gün” ve “420,00 TL”,
… hakkındaki kısımdan “5 gün”, “100 TL”, “1017 TL”, “847 TL” ibareleri çıkartılarak yerine sırasıyla “51 gün”, “42 gün” ve “840,00 TL”,
Sanık … hakkındaki kısımdan “5 gün”, “100 TL”, “2413 TL”, “2.010 TL” ibareleri çıkartılarak yerine sırasıyla “121 gün”, “100 gün” ve “2.000,00 TL”,
Sanık … hakkındaki kısımdan “5 gün”, “100 TL”, “994 TL”, “828 TL” ibareleri çıkartılarak yerine sırasıyla “50 gün”, “41 gün” ve “820,00 TL”,
Sanık … hakkındaki kısımdan “5 gün”, “100 TL”, “515 TL”, “429 TL” ibareleri çıkartılarak yerine sırasıyla “26 gün”, “21 gün” ve “420,00 TL”, yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
5- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıklardan …’in hüküm tarihinden sonra 01.02.2012 tarihinde, vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanık …’in resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir kamu davası bulunmamasına rağmen, ek savunma hakkı verilerek CMK’nın 225/1. maddesine aykırı olarak bu suçtan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.