Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/5152 E. 2014/17200 K. 23.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5152
KARAR NO : 2014/17200
KARAR TARİHİ : 23.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, cadde üzerinde bulunan dükkanların vitrinlerine bakan katılanın yanına giderek ”telefonunu mu satacaksın?” diye sorduğu, katılanın telefonuna kılıf baktığını söylemesi üzerine katılana cep telefonu dükkanı olduğunu, telefona bakmak istediğini söylediği, katılanın da telefonunu sanığa bakması için verdiği, sanığın kendisine kılıf vereceğini söyleyerek vitrinlere bakmaya devam eden katılanın yanından telefonu iade etmeden uzaklaştığının anlaşıldığı olayda, katılanın telefonun zilyetliğini sanığa geçici olarak rızası ile devretmemesi nedeniyle eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık lehine bozma sonrası yargılama giderinin sanığa yükletilemeyeceğine dair 5271 sayılı CMK’nın 325. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılması gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmından ” bozma sonrası yapılan 4 davetiye gideri olarak 28 TL’nin sanıktan tahsiline” ifadesinin çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.