Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/5633 E. 2016/8249 K. 02.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5633
KARAR NO : 2016/8249
KARAR TARİHİ : 02.11.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatına ilişkin hüküm, o yer Cumhuriyet savcısı ve müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Müşteki vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Kovuşturma evresinde yöntemine uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın, 5271 sayılı CMK’nın 238. maddesi uyarınca, davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan şikayetçi kurumun hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, şikayetçi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın, … Sigortaları Havuz İşletmesi hesabına düzenlenmiş … nolu Devlet Destekli Hayvan Hayat Sigortası poliçesi ile hayvanlarını müşteki kuruma sigortalattırdıktan sonra, sigortalattığını belirttiği 320000388521 kulak küpe numaralı büyükbaş hayvanının öldüğünü belirterek müşteki kurumdan hasar talebinde bulunduğu, sanığın ihbarı üzerine hayvan üzerinde inceleme yapan şirket eksperinin, sanığın hasar talep ettiği hayvanın şirketçe sigortalanan hayvan olmadığını belirlediği ve ödemede bulunmadığı, sanığın bu keilde atılı nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın, sigortalattığı hayvanın küpesini çıkararak sigortalı olmayan hayvana taktığı ve ölen bu hayvan için hasar talebinde bulunduğu, ancak sigorta şirketinin basit bir inceleme ile ölen hayvanın sigortalı hayvan olmadığını belirleyerek sanığa herhangi bir ödemede bulunmadığı, kovuşturma aşamasında bilirkişiye yaptırılan incelemede ve mahkeme tarafından bizzat ölen hayvan ile sigortalanan hayvanın fotoğrafları arasında yapılan karşılaştırmada, her iki hayvanın karıştırılmasının mümkün olamayacak kadar ayırıcı özellikleri bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; sanığın davranışının hile kapsamında değerlendirilebilecek, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, o yer Cumhuriyet savcısının atılı suçun sübut bulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, 26/10/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.