YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5981
KARAR NO : 2014/7306
KARAR TARİHİ : 16.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ,mala zarar verme, tehdit, yaralama
HÜKÜM : Beraat, mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılana ait şirkette satış müdürü olarak çalışan sanığın, tanık …’e teslim etmesi için kendisine verilen altı adet 50.000 TL bedelli çekten ikisini teslim etmeyip kullandığı, daha sonra katılanın yanına giderek çekleri teslim ettiğine dair belge imzalatmak istediği, katılanın imzalamak istememesi üzerine sanığın, katılana yumruk salladığı ancak isabet ettiremediği, mutfağa gidip eline bıçak aldığı ancak şirkette bulunanların kendisine engel oldukları, katılana tehdit içerikli sözler söylediği, bu olaylardan sonra da şirket önünde bulunan şirkete ait aracın camını kırdığı ve bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, mala zarar verme, yaralama ve tehdit suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
1- Katılan vekilinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, beraate ilişkin hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, mala zarar verme ve tehdit suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın savunmasında atılı suçları işlemediğini beyan etmesi, suça konu çeklerin teslim edilmesi gereken tanık …’in ifadesinde ise sanığın 4 adet çeki iade ettiğini, 2 adet çekin ise şirket tarafından kullanıldığını öğrendiğini beyan etmesi, yine suça konu 2 adet çekin arkasında katılana ait şirketin cirosu bulunması ve icra takibine konu edilmiş olması; ayrıca sanığın eline bıçak alarak katılanı tehdit ettiği ve şirkete ait araca zarar verdiğine dair tarafsız tanık ifadesi bulunmadığı gibi zarar gördüğü iddia edilen araçla ilgili herhangi bir görgü tespit tutanağı düzenlenmediği anlaşıldığından, sanığın atılı suçlardan cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Mahkumiyet hükmüne dayanak teşkil eden tanık …, ifadesinde sanığın katılana tokat attığını beyan etmiş ise de; katılanın gerek savcılık gerekse duruşmadaki ifadesinde sanığın kendisine vurmak için yumruk attığını ancak isabet etmediğini beyan etmesi ve katılanın yaralandığına dair doktor raporu bulunmaması karşısında, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini,
b)Sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza para cezasına çevrilirken uygulamanın TCK. 52/2 maddesine göre yapıldığı belirtilmeyerek CMK’nın 232/6 maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.