YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/65
KARAR NO : 2015/389
KARAR TARİHİ : 14.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Sanığın, katılana ait fotoğrafçı dükkanında işe başladığı, bir süre sonra katılanın malzeme almak amacıyla şehir dışına gittiği ancak geri döndüğünde iş yerinin kapalı olduğunu farketmesi üzerine iş yerinde yaptığı incelemede, kendisine ait iki adet Nikon D-300 fotoğraf makinası, makinaya ait iki adet flaş aleti ile bir adet Nikon bir adet Tamron marka olmak üzere iki adet objektif aleti, üç adet şarj aleti ile dokuz adet hafıza kartnın yerinde olmadığını gördüğü, yaptığı aramalara rağmen sanığa ulaşamadığı, katılanın bir arkadaşı tarafından, sanığın suça konu makinaları satmak konusunda internete ilan verdiğinin farkedildiği, makinayı alacağını söyleyen şahsın ayrıca emniyet ekiplerine de haber verdiği, sanık yakalandığında üzerinde başka bir fotoğraf makinasının ele geçirildiği ancak aynı isimle başka bir internet sitesinde katılana ait makina ve ekipmanların da sanık tarafından satışa çıkarıldığının tespit edildiği, bu suretle sanığın bina ve eklentileri içerisinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Sanığın, katılana ait iş yerinde çalışması ve iş yerinde bulunan eşyalardan sorumlu olması karşısında, sanığın zilyetliğin devri amacı dışında iş yerinde bulunan makina ve ekipmanlar hakkında tasarrufta bulunarak kendisine menfaat temin ettiği anlaşılmakla, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesinde belirtilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
3-Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 14/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.