Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/6603 E. 2015/22136 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6603
KARAR NO : 2015/22136
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk … hakkında, hükümlü veya tutuklunun kaçmasına yardım etme suçundan zamanaşımı süresi içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Elazığ Çocuk Eğitim Müdürlüğünde hükümlü olarak kalan suça sürüklenen çocuklardan …’ın, cezaevinden kaçmak için diğer suça sürüklenen çocuk …’ten yardım istediği, birlikte kaldıkları koğuşun perncere parmaklıklarını kestikleri, suça sürüklenen çocuk …’ın kesilen pencere camından dışarıya çıkmak suretiyle cezaevinden kaçtığı, bu şekilde suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı olan suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1-Suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, suça sürüklenen çocuğun ikrar içeren savunmalarına, görgü tespit tutanağına, olay tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun, bu şekilde gerçekleştirdikleri sabit görülen eylemlerinin kamu malına zarar verme ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında, “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin olanaklı olmayıp, anılan maddenin 11. fıkrası uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeden, kararda, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerin ilgili kısımlarından “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 15. maddesinde; suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturmanın çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı tarafından bizzat yapılacağının düzenlenmesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 150/2 maddesine göre de; suça sürüklenen çocuğun ifadesi sırasında müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesi ve suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan bir ifadesinin bulunmadığı gibi yargılama aşamasında müdafii huzurunda alınan ifadesinde ise suçlamayı kabul etmediğini savunduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında Elazığ Çocuk Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan disiplin soruşturması kapsamında alınan ve hukuken delil niteliğini haiz olmayan ifadesi dışında, kamu malına zarar verme eylemini işlediğini gösteren ve mahkumiyetine yeterli olacak nitelikte delillerin bulunmadığı dikkate alınarak; suça sürüklenen çocuk hakkında, üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetin esas alınan ve hukuka uygun olan delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde tartışılmasından sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerekeceği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmünün kurulması,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında, “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin olanaklı olmayıp, anılan maddenin 11. fıkrası uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeden, kararda, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.