Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/6607 E. 2015/23757 K. 15.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6607
KARAR NO : 2015/23757
KARAR TARİHİ : 15.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar hakkında iddianame ile fikir ve eylem birliği içerisinde getirdikleri senedin kefil olarak imza atmasını istemeleri üzerine, müşteki …’in senedi imzaladığı, imzalanan senette …’in borçlu, …’in kefil, Yons Babayiğit’in ise alacaklı olarak görüldüğü, imzaladığı bononun mahiyeti hakkında şüpheye düşen …’in Cumhuriyet savcılığına verdiği dilekçe ile imzalanan senedin kendisine iadesini istemesi üzerine, sanıkların karakol daveti ile birlikte 25.01.2010 tarihinde senedi iade ettikleri bütünüyle eylemin resmi evrakta suçunu oluşturabileceği, ancak bu konuda açılmiş bir davanın bulunmadığı, bononun işleme konmaması karşısında haksiz menfaat elde edildiğine yönelik bir hareketinde bulunmadığı ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden zamanaşımı süresi içerisinde resmi evrakta sahtecilik eylemi ile ilgili dava açılabileceği kabul edilerek, unsurları oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule görede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçeleriningösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın çok üzerinde 100 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 61.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.