YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7059
KARAR NO : 2015/22541
KARAR TARİHİ : 25.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir kimsenin konutuna,konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur.Konuttan çıkmamak,konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Sanıkların, istedikleri ticari alışverişin gerçekleşmemesi nedeniyle husumetli oldukları katılanın ikametine, olay tarihinde gündüzleyin giderek katılanın rızası dışında bahçe içerisine girip, içeride bulunan muhtelif eşyaları kırarak zarar verdikleri; ve ayrıca ikametin pencere camlarını taşlamak suretiyle ve görgü tespit tutanağında belirlendiği şekilde kırdıkları, bu şekilde sanıkların, mala zarar verme ile konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Sanıklar …, … ve … haklarında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanıkların temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık … hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eylemlerinin mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını oluşturduklarına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas alınan mahkumiyetin, 23.11.2007 tarihinde kesinleşen 10 ay hapis cezasına ilişkin olduğu ve belirlenen 1 yıllık denetim süresinin yükümlülüklere uygun veya iyi halli geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve suç tarihi gözetildiğinde her olasılıkta cezanın infaz edildiği veya infaz edilmiş sayıldığı tarihten itibaren 3 yıllık sürenin dolmadan söz konusu suçun işlendiği gözetildiğinde; tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş; ve ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütler nazara alınmak suretiyle temel cezanın tayin edilmesinin hakimin takdirinde olduğu ve suçun işlenmesindeki özellikler ile kastın yoğunlu dikkate alınarak temel cezanın belirlenmiş olduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamdeki bozma isteyen görüşler benimsenmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.