YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7613
KARAR NO : 2015/22812
KARAR TARİHİ : 01.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan eşya hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır. Suçun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen ya da rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut, (mesken) bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı her nevi yer olarak tanımlanabilir. Medeni Kanun’un 19. maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK anlamında bir konuttur. Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat); konuta bitişik ya da onun yakınında olan, konut veya benzerî yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir. Balkon, koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu, eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir. Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi, mevcut olanakları, sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir. Bu husus, olaysal olarak değerlendirilmeli, tayin ve takdir edilmelidir. Apartman giriş kapısından sonraki koridorların, merdiven ve merdiven boşluklarının, daire giriş kapısı ön kısımlarının, sahanlıkların apartmanda oturanlara ait ortak “eklenti” olduğunun kabulü gerekir. Apartman dış kapısının açık kalması, bu kısımların eklenti olma niteliğini etkilemeyeceği gibi eklenti sayılmamasına da neden olmaz. Dış kapının konması; bu yerlerin dış alemle ilgisinin kesildiğine ve yasa dışı bir amaçla içeri girilmesine izin verilmediğine ilişkin iradenin bir göstergesidir. Merdivenler ve sahanlık, konuta giriş çıkış için zaruri, konutun kullanış amacını tamamlayan ve sağlayan, konuta bağlı yerlerdendir. Her isteyenin bu yerlere girmesi ve yararlanması olanaksızdır. Sahanlık ve merdiven olmadan konut olamayacağı gibi, konut olmadan da merdiven ve sahanlık olamaz. Bu itibarla konut ve apartman merdiveni birbirinden ayrılmaz birer parça ve merdivenler konutun eklentileridir. Rızaya aykırı olarak girme veya rıza ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır. Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, avukatlık bürosu, doktor muayenehaneleri, emlak bürosu, mimar bürosu, v.b gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir. Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkanlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar, sinema, tiyatro, otel, bar, hastane örnek gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi, yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara rıza haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır. Fiilin gece vakti işlenmesi, ağırlaştırıcı nedendir. Gece vakti TCK’nın 6. maddesinde tanımlanmıştır. Gece vakti güneşin batmasından bir saat sonra başlar ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresidir.
Suça sürüklenen çocuğun saat 00:01 sıralarında öğrenci olduğu … Meslek Lisesi’nin zemin katta bulunan mobilya atölyesinin kapısını kırarak içeri girdiği, okulda bulunan odaları karıştırdığı, spor salonunun kapısını kırarak spor odasına girdiği, burada bulunan dolapları karıştırdığı, yine burada bulunan bir adet bilgisayarı yerinden söktüğü, bilgisayar bölümünün giriş kapısını kırdığı, yine bilgisayar şef odasının kapısını kırıp içeriye girdiği, burada bulunan bilgisayar kasalarını aldığı, kantin kapısını kırılarak kantine girdiği, okul koridorunda bulunan güvenlik kameralarını söktüğü ve bu şekilde kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan eşya hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve kamu malına zarar verme suçlarını işlediği somut olayda
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede;
Oluşa, dosya kapsamında bulunan olay yeri tutanağı, cd görüntü tutanağı, şikayetçi ifadesi ve suça sürüklenen çocuğun samimi ikrarına göre, atılı suçlarının subutuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17/06/2014 tarih, 2014/15-24 Esas, 2014/337 Karar sayılı kararına göre, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun yasal unsurlarının oluştuğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bu suça ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar veme suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan incelemede;
Oluşa, dosya kapsamında bulunan olay yeri tutanağı, cd görüntü tutanağı, şikayetçi ifadesi ve suça sürüklenen çocuğun samimi ikrarına göre, atılı suçlarının subutuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c hükmü uyarınca takdir edilen seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmemesi halinde, mahkemece başka bir tedbire hükmedilmesi gerekirken, yasaya aykırı olarak aynı kanunun 50/6. maddesi gereğince hapis cezasının tamamaen ya da kısmen infazına karar verileceği hususunun ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunu’nun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Kanunu’nun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “Hüküm kesinleştikten sonra denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğünce yapılacak tebliğe rağmen 30 gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanılmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde mahkememizce kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin 5237 sayılı TCK 50/6 maddesi gereğince ihtarına,” kısmının çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.