YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7975
KARAR NO : 2014/7714
KARAR TARİHİ : 21.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suç uydurma, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan …’in, …’ye buğday nakliyesi için … Nakliyat Şirketi’nden kamyon ayarlamasını istediği, nakliye şirketi aracılığıyla bulunan sanık …’ın… plaka sayılı kamyona katılana ait 23 ton buğdayı yükleyerek yola çıktığı, sanığın kardeşi olan diğer sanık …’ı arayarak yolda buluştukları ve buğdayları sanık …’ın sevk ve idaresindeki … plaka sayılı araca boşalttıkları, sanık …’ın buğdayları … Tarım Ürünleri şirketinin yetkilisi olan diğer sanık …’e 11.850 TL’ye sattığı, daha sonra sanık …’ın jandarma karakoluna müracaat ederek kamyon ve buğdayların çalındığını söylediği bu şekilde sanıklar … ve …’ın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, sanık …’in suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, yine sanık …’ın suç uydurma suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda;
1- Sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen beraat; sanık … hakkında ise suç uydurma suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Buğday alım satım işiyle uğraşan sanık …’in, buğdayları rayiç bedelle ve resmi kayıtlar altına alması karşısında, hırsızlık malı olduğunu bilerek satın aldığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında ve suç uydurma suçunun sübut bulduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; yeni TCK’da cezaların çokluğu ilkesi benimsenmiş olup, hakimin her bir suç bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapma yetkisi bulunduğundan suç uydurma suçundan verilen cezanın tayininde çelişki olduğuna dair tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın ve sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve …hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ve katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 100 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, (1) ve (2/A) sayılı hüküm fıkralarından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün” ve “2000 YTL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “80 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.