YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/84
KARAR NO : 2014/2717
KARAR TARİHİ : 17.02.2014
Mala zarar verme suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2012 tarihli ve 2011/476 esas, 2012/772 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/12/2013 gün ve 2013/17965/72768 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/12/2013 gün ve 2013/394633 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-Katılanın haksız el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemiyle Ordu Sulh Hukuk Mahkemesine dava açtığı tarih olan 08/04/2010 tarihi itibariyle söz konusu mala zarar verme olgusunu ve failini bildiği halde Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 25/05/2011 tarihinde şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 73/1. maddesi gereğince 6 aylık şikayet süresinden sonra katılan tarafından şikayetçi olunup sanık hakkında müsned suçtan dava açılması nedeniyle dava şartının gerçekleşmemesinden dolayı sanık hakkında düşme kararı verilmemesinde,
2-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20/03/2007 tarihli ve 2006/9-337 esas, 2007/69 sayılı kararında da belirtildiği üzere, mala zarar verme suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu ve dosya kapsamına göre sanığın katılanın arazisinin sınırına diktiği kazıklarla çektiği çitleri söküp atmasını mala zarar verme kastıyla yaptığını gösterir katılanın soyut iddiası haricinde başkaca bir delil bulunmaması karşısında atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tebliğnamenin ‘2’ no’lu bozma isteminde, aşağıda yazılı şikayet süresine ve soruşturma şartının gerçekleşmediğine dair bozma nedeniyle çelişki oluşturur şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi için yeterli delil bulunmadığından beraati yerine mahkumiyetine dair verilen hükmün bozulmasının istendiğinin anlaşılması karşısında, kanun yararına bozmanın konusu hukuka aykırılıkların giderilmesi olunca, ayrıntıları 26/10/1932 gün ve 29/12 sayılı içtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, yasaya aykırılık halleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarından ibarettir, bu durumda, ‘1’ no’lu bozma istem ve kararı içeriğine göre ve ayrıca mahkemenin kanıtların taktir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğü iddiasına yönelik bulunduğunun anlaşılması karşısında, kanun yararına bozma isteminin ‘2’ no’lu bozma talebinin REDDİNE,
Sanık hakkında TCK”nın 151/1 maddesi gereğince cezalandırılması için açılan davada atılı suçun takibinin şikayete bağlı olması ve katılanın 08/04/2010 tarihli dilekçesiyle Ordu Sulh Hukuk Mahkemesine açtığı davada sanığın kazık ve telleri kesip sökerek zarar verildiğini ifade etmesi nedeniyle bu tarihten 6 aylık yasal şikayet süresi geçtikten sonra 25/05/2011 tarihli dilekçesiyle mala zarar verme suçundan şikayetçi bulunduğunun anlaşılması karşısında,
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki ‘1’ no’lu bozma istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden; Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18/12/2012 tarih ve 2011/476 esas 2012/772 sayılı kararının CMK’nın 309.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında mala zarar verme suçundan ceza tayinine ilişkin bendin hükümden çıkartılmasına ve davanın, müştekinin yasal sürede şikayetçi olmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 73-4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 17/02/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.