Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/8723 E. 2014/8642 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8723
KARAR NO : 2014/8642
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Sanığın, gerçek olmadığı halde eşi …’ın trafik kazası geçirip öldüğünü ileri sürerek katılan …Sigorta A.Ş nezdinde 06.05.2006-2007 vade ve 1713 k 1001541001 sayılı trafik poliçesi bulunan … plakalı aracın trafik sigortası teminatı kapsamında kendisi ve çocukları için destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu, akabinde bu talep çerçevesinde 23.05.2008 tarihinde 06/15485 nolu hasar dosyası açıldığı, ancak daha sonra katılan şirket tarafından yapılan araştırma sonucunda sanık tarafından gönderilen belgelerin sahte olduklarının anlaşıldığının iddia edildiği olayda, sanığın savunmasında kendisinin daha önceden trafik kazası yapmadığını, eşinin ölmediğini, 1998 yılında evlendiğini, eşinin adının … olmayıp… olduğunu, anladığı kadarı ile kimlik bilgileri kullanılarak sigorta şirketine müracaat edilmiş olduğunu beyan etmesi ve sanıktan alınan imza, yazı ve rakam örneklerinin sigorta şirketine ibraz edilen belgelerle başvuru dilekçesindeki imza, yazı ve rakamların karşılaştırılmasında sanığın eli ürünü olmadığının grafolog bilirkişi raporu ile anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.