Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/8739 E. 2015/373 K. 14.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8739
KARAR NO : 2015/373
KARAR TARİHİ : 14.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçiler …, … ve …’ın 14/03/2009 yılında … İli’ne bağlı … Kasabası Belediye Başkanlığı’na giderek Irlıganlı Belediyesinin Toki evleri için müracaatta bulundukları, bu sırada Irlıganlı Belediyesinde emlak işleri ve tahsildarlık görevi yapan sanık …’ün, şikayetçilerden başvuru ücreti olarak 100’er TL para aldığı, ancak parayı aldıktan sonra şikayetçilerin makbuz istemelerine rağmen makbuz vermediği, .. ile bu güne kadar Belediye tarafından anlaşma yapılıp şikayetçilerin evlerinin yapılmadığı, şikayetçilerin, sanık …’den vermiş oldukları 100’er TL parayı geriye istediklerinde inkar edip makbuz sorduğu, şikayetçilerin de kendilerine makbuz verilmediğini söylediklerinde paralarını iade etmediği şeklindeki eyleminin her bir şikayetçiye karşı 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde tarif edilen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 14.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.