YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8936
KARAR NO : 2014/8767
KARAR TARİHİ : 05.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Şanlıurfa Akçakale’de oturan sanığın, 11.10.2012 günü saat 11.50 sıralarında, katılan …’ı 0530 924 66 95 numaralı telefondan arayarak, kendisini savcı ….ı olarak tanıttıktan sonra, adına açılmış kartlar bulunduğunu, bu kartlarla terör örgütünün işlem yaptığını, bunları yakalayabilmek için bazı telefon numaralarına para yatırması gerektiğini söylemesi üzerine katılanın, kartsız işlemlerle sanığın belirttiği çok sayıdaki GSM hattına 9.500,00 TL civarında para yüklediği, dolandırıldığını anlayınca da, şikayette bulunmak ve zaman kazanmak amacıyla eşi olan tanık … ile sanığın telefonla konuşmasını sağladığı, bu süreçte sanığın tanığı değişik hatlardan arayarak tanığa açık hat kullandığını, bu hatların güvenilir olduğunu, bir şey olduğunda hattı kendisinin kullanmadığını belirttiği takdirde işten kurtulabileceğini söylediği, bu şekilde yaşanan telefon trafiğinin ardından tanık ile sanığın 08.12.2012 tarihinde Ankara’da buluşmaya karar verdiklerinden aynı gün saat 21.50’de Ankara Esenboğa havaalanında güvenlik görevlilerince yakalandığı, ancak sanığın Akçakale’de olduğu sırada, 08.12.2012 günü öğlen saatlerinde Ankara Yenimahalle’de oturan katılan …’ın kullanmakta olduğu 530 348 01 85 numaralı telefonu, 531 351 70 49 no’lu GSM hattından arayarak kendisini Etimesgut karakolundan polis memuru Mustafa Çalışkan olarak tanıttıktan sonra
adına 3 adet telefon hattı çıkartıldığını, bunları ve kimlik bilgilerini kullanarak insanların dolandırıldığını, bu kişileri takip edip, operasyon yaptıklarını, bankaya giderek ATM’den kontör göndermesi gerektiğini söylediği, katılanın buna inanmaması üzerine kendisini savcı…. olarak tanıtan birisine telefonu aktardığı, bu yüzden endişeye kapılan ancak söyleneni ATM başında yapmakta tereddüt eden …’ın emniyette görevli bir arkadaşını araması üzerine dolandırılmaya çalışıldığını öğrenip işlem yapmayarak şikayette bulunduğu, yine aynı gün saat 14:00 sıralarında sanığın bu kez 531 351 70 49 numaralı hat ile Ankara Merkez Komutanlığı’nda çalışan katılan …’in kullandığı cep telefonunu arayarak kendisini Etimesgut İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru olarak tanıttıktan sonra, katılana kullandığı telefonun başka biri adına kayıtlı olduğunu, Diyarbakır Ergani’de Garanti bankası hesabından terör örgütüne para havalesi yapıldığını, takibe alınmış olduğunu, bu nedenle Garanti bankasından havale işlemleri yapıp karakola gelmesini söylediği, buna inanan katılanın hatırlayamadığı GSM hattına Garanti Bankası Şaşmaz şubesi ATM’sinden kartsız işlemle 1.575,00 TL gönderdiği, daha sonra şüphelenerek Etimesgut karakoluna gittiğinde … isminde bir polis memurunun olmadığını anlayarak şikayetçi olduğu, sanığın yakalandığı sırada üzerinde çıkan telefonların IMEI numaralarının HTS incelemelerinde, gerek katılanlar … ve ..’la konuşmuş olduğu, gerekse de tanık Kezban ile 19.11.2012 tarihinde görüştüğü 531 351 70 49 numaralı hattı kullanmış olduğunun tespit edildiği, tanık ile katılanların ifadelerinde, telefonda konuştukları kişinin sesinin sanığın sesiyle birebir örtüştüğünü belirttikleri anlaşıldığından, sanığın katılanlardan ..’a yönelik eylemlerinin dolandırıcılık,…’a karşı ise dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.