YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/901
KARAR NO : 2014/3060
KARAR TARİHİ : 19.02.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür.Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler,internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir.Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir.Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamıyacaktır.
Somut olayda; sanık …’ın ağabeyi …’ın kimlik bilgilerini ve kendisine ait fotoğrafı kullanarak nüfus müdürlüğünden içerik itibari ile sahte nüfus cüzdanı alıp ve yine aynı yöntemle kayıp bildirimi yaparak kendisine ait fotoğraf ve ağabeyi …’ın kimlik bilgileri ile Trafik Şube Müdürlüğünden sürücü belgesi çıkartarak sözkonusu sahte belgelerle araç kiralama ve oto alım satım işi ile uğraşan kişilerden oto kiralayıp, başka oto alım satım işi yapan kişilere satmaya kalkıştığı, bu kapsamda;
Katılan…’un internette verdiği ilanı görüp arayarak kendisini Kadir … olarak tanıtıp önce … plakalı aracı günlüğü 400 TL’den kiraladığı, iki gün sonrada … plaka sayılı aracı günlük 250 TL’bedelle 3 günlüğüne kiraladığı, sözleşmeyi … olarak imzaladığı, sözleşme bitiminde aracı iade etmediği, katılanı oyaladığı… plakalı aracın terkedilmiş olarak katılan tarafından bulunduğu, diğer aracı da galericilik yapan … Acar isimli şahsa kendisine ait olduğunu söyleyerek güvence olarak bıraktığı, olayın ortaya çıkması üzerine polisler tarafından teslim edildiği, zararın giderilmediği,
Katılan … ‘ın iş yerine gidip kendisini Kadir Salman olarak tanıtarak müşteki …’ten sahte kimlik ve sahte ehliyet ile kiraladığı aracı satmak istediği, 19500 TL bedel üzerinde anlaştıkları, katılanın paranın 10000 TL’lik kısmını peşin verdiği ve karşılığında teminat için senet aldığı, kalan 9500 TL’sini resmi satış yapıldığında ödeyeceğini söylediği ve güvence olarak …dan sahte kimlik ve ehliyet ile kiraladığı… plaka sayılı aracı bıraktığı, daha sonra katılanın araç üzerinde rehin bulunduğunu görüp, sanığa sorduğunda, sanığın rehini kaldırmak için 3000 TL’ye ihtiyaç olduğunu söyleyerek, rehinin kaldırılması için katılandan 3000 TL daha aldığı, ancak rehnin kaldırılmadığı, aracın satışını yapmadığı, zararı gidermediği,
Mağdur …’ün iş yerine gelerek kendisini … olarak tanıtıp araç kiralamak istediğini söyleyerek, …plakalı 2007 Model Renault marka aracı günlüğü 200 TL bedelle önce bir günlüğüne daha sonra uzatarak aynı bedelle 7 günlüğüne kiraladığı, paranın bir miktarını peşin verdiği 500 TL kaldığı, ancak sözleşme bitiminde aracı teslim etmediği ve … Oto Galeri isimli iş yerini işleten …a 19500 TL bedelle haricen sattığı, katılanın 500 TL zararının giderilmediği,
Katılan …’ın Milaslı … Oto isimli iş yerine gelerek kendisini … olarak tanıttıktan sonra işyerinde çalışan … … isimli şahsın arkadaşı olan… isimli şahsın gönderdiğini söyleyerek, …dan sahte kimlik ile kiraladığı … plaka sayılı aracı satmak istediği aracın ruhsat sahibinin ablası olduğunu, evli olduğundan soyadının farklı olduğunu, kendisine vekalet verdiğini, ancak velaketin evde olduğunu söylediği, kendisine itimat eden katılana ertesi gün aracın satışını vermek üzere 10.500 TL’ye sattığına ilişkin kadir Salman kimligiyle araç satış sözleşmesi imzalayarak 500 TL kapora aldığı, zararı gidermediği,
Katılan …’ın … Rent a Car isimli iş yerine gelerek, kendisini … olarak tanıtıp, kaza yapan aracını servise bırakacağından bir günlük araç kiralamak istediğini, esnaf olduğunu Bornova’da bulunan … Pizza isimli iş yerinin sahibi olduğunu söylediği, müştekinin sanığa inanarak … plaka sayılı aracı 80 TL ücret alarak kiraladığı, sanığın aynı gün akşam saatlerinde yeniden gelerek …plaka sayılı katılan …’ın işyerinden sahte kimlikle kiraladığı aracı getirerek aracın ortağı olduğunu, kiraya vermek istediğini söylediği, katılanla aylık 850 TL kira bedeli karşılığında anlaşarak 450 TL peşin aldığı, katılanın CPRS’den kontrol edip hareketsiz olduğundan şüphelenerek aracın bulunduğu yere gitmesi üzerine aracın … Oto önünde satılık olduğunu gördüğü ve iş yeri sahibi Muhammet … ile görüşüp polise haber vererek sanığı yakalattığı, katılanın zararı giderilmediği,
Katılan …’a ait iş yerine giderek, kendisini …olarak tanıtıp aracının kaza yaptığını, 2 gün için araca ihtiyacı olduğunu söyleyerek … plaka sayılı aracı toplam 160 TL karşılığında kiraladığı, aracın kendisine teslimini sağladıktan sonra, katılan …’ın işyerine götürerek kiraya verdiği, polislerin sanığı yakalaması üzerine ortaya çıktığı aracın soruşturma aşamasında teslim edildiği katılanın zararı bulunmadığı,
Katılan …’in iş yerine giderek … olarak katılan …’dan kiraladığı …plaka sayılı aracı getirip hesaplı bir apartman dairesi bulduğu için aracı satmak istediğini söyleyerek, 46.000 TL bedelle satmak hususunda anlaştıkları, aracın amcasının üzerine olduğunu, cep telefonu ile bir görüşme yaparak, amcasının da satışa onay verdiğini belirterek 1000 TL kapora istediği, 250 TL kaporoyu kabul ettiği, aracın ruhsatını bırakıp, evin satış işleriyle uğraşacağından bahisle aracı yanında götürdüğü, birkaç gün sonra telefon açarak ev işinin olmadığını, aracı da satmaktan vazgeçtiğini söylediği, ancak kaporayı geri vermediği,
Mağdur …’e ait işyerine gelerek kendisini … olarak tanıtıp …plaka sayılı aracı bir günlüğüne kiraladığı ve katılanın iş yerinde olmadığı sırada telefon açarak kira süresini uzattığını söylediği, sonra da aracı katılan … ‘ın oto kiralama şirketine satmak için bıraktığı ve … plakalı aracın satışında problem çıkınca işyerine bu aracın satışını vereceğini vaat ettiği ve … total isimli benzin istasyonuna bıraktığı aracın buradan alınmasını istediği, aracın ruhsatının müştekiye iade olunmadığı anlaşılan olaylarda;
1- Katılanlar … . mağdurlar …’e karşı dolandırıcılık eyleminden kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Sanığın nüfus müdürlüğü ve trafik tescil müdürlüğünün maddi varlıkları olan nüfus cüzdanı ve sürücü belgesini içerik itibarıyle sahte olarak düzenlenmesini sağlayarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdiği anlaşıldığından, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine ancak
Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan mahkumiyetin kesin nitelikte olduğu tekerrüre esas teşkil etmediği ve sanığın tekerrüre esas başka mahkumiyeti de bulunmadığı halde sanığa verilen cezanın mükkerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bentlerin tamamen çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Katılanlar …’e karşı dolandırıcılık eyleminden kurulan hükümlere yönelik incelemede;
a- Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan mahkumiyetin kesin nitelikte olduğu tekerrüre esas teşkil etmediği ve sanığın tekerrüre esas başka mahkumiyeti de bulunmadığı halde sanığa verilen cezanın mükkerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
b- Sanığın katılan …’dan gerçek kimliği ile iki gün arayla iki farklı araç kiralayıp süresinde iade etmeyip sonradan … plakalı aracı hasarlı vaziyette terk edip, diğerini başka bir galericiye kendisinin olduğunu söyleyerek güvence olarak bırakmaktan ibaret eyleminin zincirleme biçimde güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı madde ile uygulama yapılması,
c- Sanığın katılan …’e gerçek adına kullanarak başka bir galeriden kiralamış olduğu aracı amcası adına kayıtlı olduğunu söyleyerek tarihe göre üç gün sonra satış ve tescil işleminin yapılmasını sağlayacağını söyleyip satış fiyatında anlaşarak herhangi bir kimlik ibraz etmeden 250 TL kaparo almaktan ibaret eylemin 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı madde ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.