Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/9563 E. 2015/23858 K. 16.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9563
KARAR NO : 2015/23858
KARAR TARİHİ : 16.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yasal şartları oluşmadığından sanıklar müdafiilerinin duruşma talebinin reddi ile yapılan temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıklardan …’un azmettirmesi ile kardeş olan diğer sanık …’un aralarında önceye dayalı husumet bulunan katılanın işyerini yaktığının iddia edildiği somut olayda;
1- Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık ile katılan arasında dosyaya yansıyan husumet ve özellikle tanıklar … ve …’ın teşhislerle desteklenen beyanları gözetildiğinde üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın inkara yönelik savunması ve olayı gördüğünü söyleyen tanık …’ın sanığı teşhis edemediği de gözetildiğinde, sanık … , diğer sanık …’un eylemine ne şekilde iştirak ettiğinin denetime izin verecek şekilde açıklanıp, izah edilmeksizin yazılı şeklide hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.