Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/9587 E. 2015/23830 K. 16.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9587
KARAR NO : 2015/23830
KARAR TARİHİ : 16.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Düşme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakkında, mağdurun işyerinin kapı kilidini kırarak içeride bulunan bir adet monitörü çaldığı gerekçesi ile … Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/609 esas sayılı dosyası kapsamında yargılama yapılan suça sürüklenen çocuğun, aynı zamanda işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da işlediği gerekçesi ile ayrıca açılan kamu davasında;
TCK’nın 142/4 maddesi gereğince hırsızlık suçu ile birlikte işlenen işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarının soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde şikayetten vazgeçme nedeni ile düşme kararı verilmesi,
Suça sürüklenen çocuk hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamanın sonucunda verilen mahkûmiyet kararının Yargıtay 6. Ceza dairesinin 09.12.2014 tarih, 2012/22878 esas ve 2014/21901 karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onandığının anlaşılması karşısında ilgili dosya getirtilerek başta olay yeri görgü tespit tutanağı olmak üzere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin birer sureti alındıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumun tayin ve tespitinde zorunluluk bulunması,
5395 sayılı Kanun’un 3/a-2. maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.