YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9609
KARAR NO : 2014/11859
KARAR TARİHİ : 12.06.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin faaliyetleri sırasında dolandırıcılığı
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla,bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir. Türk Ticaret Kanunu’nun 14. maddesinde; Tacir, kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından … bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir. Ticaret şirketleri,aynı yasanın 124. maddesinde, Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir. Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır. Kooperatif yöneticilerinin,kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Buna göre; Yönetim Kurulu, kanun ve ana sözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir. Bu suçun oluşabilmesi için,Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Sanıkların, dolandırıcılık yapma hususunda daha önceden aralarında anlaştıkları, bu amaçla kağıt üzerinde kurulu olan ve sanık …’un şirket müdürü, sanık …’in satın alma görevlisi, sanık …’ın muhasebeci, sanık …’nın sekreter ve sanık …’ün gayri resmi ortak olarak görev yaptıkları …Kardeşler İnş. San. Tic. Ltd. Şirketi’nin hisselerini devraldıkları, akabinde adı geçen şirketin yetkilisi olan sanıkların ilk etapta Yapı Kredi Bankası Ulus Şubesi ve TEB Ulus Şubesinde işlem gören çeklerle ilgili olarak piyasada güven oluşturdukları, daha sonra sanıklardan …’in kendisini şirket yetkilisi … olarak tanıtıp, irtibat kurarak, gerçekte Eryaman, Bilecik, Antalya, Balıkesir, Edremit ve Tosya’da şantiyeleri olmadığı halde bu yerlerde bulunan bazı şantiyelerde kullanacaklarını beyan edip, katılan …’in yetkilisi olduğu … Grup Demirçelik San. Tic Ltd. Şirketinden yaklaşık 470.130 TL tutarında inşaat demiri satın alarak karşılığında çek verdikleri, katılan …’un yetkilisi olduğu … isimli iş yerinden 18.786.43 TL tutarında 13 metreküp kereste satın alarak karşılığında çek verdikleri, katılan …’ın yetkilisi olduğu Sağlamlar Limited isimli şirketten 36.000 TL tutarında kereste satın alıp karşılığında çek verdikleri, katılan …’ın yetkilisi olduğu … Limited Şirketi’nden 95.000 TL tutarında inşaat malzemesi satın alıp karşılığında çek verdikleri, katılan …’nin yetkilisi olduğu … Limited Şirketinden 232.344 TL tutarında çelik hasır satın alıp karşılığında çek verdikleri, katılan …’ın yetkilisi olduğu … Grup San. Tic. Ltd. Şirketinden 166.000 TL tutarında malzeme satın alıp, alım bedeli olarak çek
verdikleri, katılan …’ın yetkilisi olduğu … Hırdavat Limited Şirketinden 70.000 TL tutarında malzeme satın alıp karşılığında çek verdikleri, katılan …’ın yetkilisi olduğu … A.Ş.’den ayrı ayrı 50.000 ve 150.000 TL’lik inşaat demiri satın alıp karşılığında çek verdikleri, katılan …’ın yetkilisi olduğu … Limited Şirketinden 41.600 TL tutarında malzeme satın alıp karşılığında çek verdikleri, katılan …’ın yetkilisi olduğu … İnşaat Tic. isimli şirketten 40.620 TL tutarında inşaat malzemesi satın alarak karşılığında çek verdikleri, katılan …’ın yetkilisi olduğu … Boru Profil Limited Şirketinden 55.000 TL tutarında malzeme satın alıp karşılığında şirket adına tanzim edilmiş çek verdikleri, katılan …’ın yetkilisi olduğu Alan Boru Profil isimli iş yerinden farklı tarihlerde inşaat malzemesi satın alarak 25.000 ve 100.000 TL tutarında çek verdikleri, katılan …’un yetkilisi olduğu …Profil adlı şirketten 162.000 TL tutarında malzeme satın alıp karşılığında çek verdikleri, katılan …’ın yetkilisi olduğu … A.Ş’den 39.133 TL tutarında mal satın alarak karşılığında çek verdikleri, katılan …’nun yetkilisi olduğu … Yapı Malzemeleri Limited Şirketinden 34.000 TL tutarında mal satın alarak karşılığında çek verdikleri, katılan … yetkilisi olduğu … Boru Profil Limited Şirketinden 34.761 TL tutarında malzeme satın alıp karşılığında şirket yetkilisi olarak görünen sanık … tarafından tanzim edilmiş çekleri verdikleri, daha sonra sanıkların bu malzemelerin nakliyesi sırasında kesilen irsaliye belgelerini değiştirerek, söz konusu malları malzeme satın alınan şirketlere verdikleri irsaliyelerden farklı adreslere sevk ettikleri, bilahare kiraladıkları bir depoya götürüp, buradan spot olarak piyasaya sattıkları, katılanların, sanıkların bir kısmının yetkilisi bir kısmının da çalışanı oldukları şirketten aldıkları çekleri tahsil amacıyla muhatap bankalara ibraz ettiklerinde karşılıksız olduklarını öğrendikleri, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek her bir katılandan haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, mahkemenin sanık …’nın diğer sanıkların katılan …’a karşı işledikleri dolandırıcılık suçundan haberdar olduğu ya da eylemlerine katıldığı konusunda mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gerekçesine dayanan beraat kararıyla; sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, fatura ve irsaliye içerikleri, çek fotokopileri ve tüm dosya kapsamına göre sanık …’un katılan …’a karşı; sanıklar …, … ve …’ün tüm katılanlara karşı nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanıklar …, … ve … tarafından, 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal edilmesi suretiyle, katılanlar …, …, …, …, … …, …, …, … ve …’dan değişik tarihlerinde olmak üzere ayrı ayrı birden fazla kez menfaat temin edilmesi karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanık … hakkında katılan …’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararı, sanıklar …, … hakkında tüm katılanlara yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümleri ve sanık … hakkında katılan … dışında kalan tüm katılanlara yönelik nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekili, sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında katılan …’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık … müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya içerisindeki adli sicil kayıtlarına göre tekerrüre esas mahkumiyetleri bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkında katılan …’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ilgili kısmına “adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas ilamları bulunması nedeniyle sanıklar … ve … hakkında tayin olunan cezaların, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.