Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/9781 E. 2015/24157 K. 22.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9781
KARAR NO : 2015/24157
KARAR TARİHİ : 22.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Köy muhtarı olarak görev yapan katılana ait telefonu arayan kişinin kendisini asker olarak tanıtarak “ben oralarda askerlik yaptım, senin yanına geldim yemeğini yedim, çayını içtim” diyerek katılan ile samimiyet kurduğu, ardından akrabalarından birisinin gömü altını bulduğunu, bu altınları uygun fiyata satabileceğini söylediği, bunun üzerine katılanın kayınbiraderi olan tanık … ile birlikte, sanıklarla buluşmak üzere … ilçesine geldiği, burada sanık …’ın katılanı ve tanık …’ı karşıladığı, sanığın beklemesini söylemesi üzerine katılan ile sanık … birlikte sanık …’ın yanına gittikleri, sanık … bez torba içerisinde 4-5 adet altın getirerek bir tanesini katılana 100 TL karşılığında sattığı, katılanın numune altının gerçek olduğunu tespit ederek tanık … ile birlikte 30.000 TL parayı sanık …’a verdiği, sanığın parayı aldıktan sonra altınları alıp geleceğini söyleyerek ayrıldığı, katılanın aramalarına rağmen sanıklara ulaşamadığı, bu suretle sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
1- Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanığın yokluğunda verilen 01/11/2012 tarihli kararın sanığa 05/12/2012 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 25/02/2013 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanık beyanı, katılan ve tanık ifadeleri, teşhis tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilirken 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesi gereğince hapis cezasının yanında adli para cezası hakkında da hüküm vermek gerektiği gözetilmeksizin, sadece hapis cezası ile hüküm kurularak sanığa eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 22/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.