YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/982
KARAR NO : 2014/6749
KARAR TARİHİ : 09.04.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanığın duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı,o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’ın, diş teknisyeni olduğu ve hükmü temyiz etmeyen sanık diş hekimi … adına açılmış … Diş Kliniği’nde çalıştığı, adı geçen diş kliniğinde yapılan tedavilere ilişkin incelemede, düzenlenen serbest meslek makbuzlarından 93 adedinde diş hekimi … adına atılan imzaların sanık …’a ait olduğu, düzenlenen reçetelerin “gerekli tedavi ve ilaç, protez, iyileştirme araçları” bölümündeki yazı ve rakamların sanık …’a ait olduğu, Kamu hastanesinden söz konusu diş kliniğine yapılan sevklerin mühür kaşe ve diş hekimi imzalarının sahte olduğu, serbest meslek makbuzlarında hastalara yapıldığı belirtilen tedavilerin, hastaların ağızlarında yapılan muayenelere göre tespit edilen tedavilerden fazla olduğu, bazı hastalarda hiç tedavi uygulanmadığı halde tedavi uygulanmış gibi serbest meslek makbuzu düzenlendiği bu cümleden olarak, sanığın resmi belge niteliğindeki sahte sevk belgelerini kullanarak sahte serbest meslek makbuzarı ve sahte reçeteler ile sosyal güvenlik kurumunu 15.309,96 TL zarara uğrattığı, tanık ifadeleri, muhasebeci, sayıştay denetçisi, diş hekimi bilirkişilere ait raporlar, polis kriminal laboratuvarından alınan ekspertiz raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından sanığın eyleminin zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve zincirleme biçimde kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu yönündeki kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.