YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/989
KARAR NO : 2014/3118
KARAR TARİHİ : 19.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar Verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir.Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Katılan sanık …’in abisi olan katılan … ile birlikte … Soğutma isimli iş yerinde beyaz eşya tamir işi yaptıkları, sanığın bu işyerine giderek halı yıkama makinasının tamirini istediği, daha sonrada tamir edilen bu makineyi almak için aynı işyerine gittiği ve makinenin sık sık arıza yaptığını söyleyerek bu makinanın değiştirilmesini istemesi üzerine taraflar arasında tartışma başladığı, katılan sanık …’in değiştirme işlemini kendilerinin yapamayacağını söyleyip “arıza yapınca sen getireceksin biz yapacağız” demesi üzerine sanığın “ben geçmiş yıllarda Tüketici Koruma Derneği Başkanlığı yaptım, ben bu işlerin nasıl olacağını bilirim, bunun hesabını sorarım, sizi şikayet edeceğim” dediği, katılan sanık …’in de sanığa sinkaflı küfürde bulunduğu ve aralarında arbede çıktığı, arbede sırasında sanık ve katılanın çarpmaları sonucu işyerindeki eşyaların bir kısmı yere düşerek zarar gördüğünün iddia edildiği somut olayda;sanığın katılana karşı söylediği kabul edilen sözlerinin, Anayasal şikayet hakkını kullanacağını bildirme niteliğinde olduğu ve tehdit suçunu oluşturmadığı yine eşyalara zarar verme kastı ile hareket ettiğine dair delil elde edilemediği anlaşılmakla atılı suçların işlenmediğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.