Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/993 E. 2014/2750 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/993
KARAR NO : 2014/2750
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Birleşen 2008/191 esas sayılı dosyada, sanıklar …, … ve … hakkında katılan … ve …’a karşı resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davaların sonucunda, herhangi bir hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle
dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek hayvan alıp sahte çek vermek suretiyle piyasayı dolandırdıkları, bu kapsamda; 2008/95 esas sayılı asıl dosyada, sanıklar …’ın, Çanakkale ili Biga ilçesi … köyüne hayvan almak üzere gittikleri, tarafların 5.700 TL karşılığında anlaştıkları, sanık …’ın kendisini …olarak tanıtarak cebinden çıkardığı ve keşidecisi …olan 14.300 TL bedelli çeki katılan …’ya verdiği, daha önce durumdan şüphelenen katılanın durumu jandarmaya bildirmesi nedeniyle mal henüz kamyona yüklenmeden, jandarmanın sanıkları yakaladığı, sanık …, çeki sattığı hayvan gübresi karşılığı Gelibolu’dan aldığını, sanık …’ın olayla ilgisi bulunmadığını, katılanla pazarlığı kendisinin yaptığını belirttiği, tüm dosya kapsamına göre, sanıkların birlikte pazarlık yaparak sahte ve çalıntı olan çeki düzenleyip kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Birleşen 2008/191 esas sayılı dosyada, her üç sanığın birlikte yine hayvan almak için Lapseki ilçesi … köyüne gittikleri, sanık …’in katılan …’ya, kendisini daha önceden tanıdığını, hayvan satmak isteyip istemediğini söyledikten sonra katılanın elli üç adet keçisi için 5.200 TL’ye anlaştıkları, sanık
İdris ve sanık …’ın 500’er TL olmak üzere 1.000 TL peşinat verdikleri, sanık …’ın da, yine kendisini yine …olarak tanıtarak cebinden boş olarak çıkardığı keşide yeri bulunmayan 4.200 TL bedelli, keşidecisinin …olduğu çeki imzalayarak katılana verdikten sonra sanıkların hayvanları yükleyip götürdükleri, katılan çeki bankaya ibraz ettiğinde, sahte ve çalıntı olduğunun belirlendiği, aynı sanıkların, daha sonra katılan …’un yanına gittikleri, sanık …’ın yine kendisini İdris olarak tanıtarak birlikte hayvanlar için pazarlık yaptıkları, peşin verilen para dışında kalan 2.500 TL için de suça konu 2.500 TL bedelli, keşide yeri bulunmayan ve keşidecisi …olan sahte çeki verdiği, diğer sanıkların da pazarlık ve yüklemeye yardım ederek hayvanları götürdükleri, bankaya ibrazında çekin sahte çıktığı, böylece her üç sanığın, eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek her iki katılana karşı ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Birleşen 2008/395 esas sayılı dosyada, sanıkların birlikte yine Çan ilçesine gittikleri, katılan …’a ait 158 adet keçi ve 30 koyunu alma hususunda katılanla anlaştıkları, karşılığında sanıkların suça konu 5.000 TL bedelli ve 2.900 TL bedelli iki adet çeki verdikleri, sanıkların hayvanları götürdükleri, sanık …, çekleri, sanık …’ın kendisine, alacağı karşılığında getirdiğini belirttiği, böylece her üç sanığın, eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek katılana karşı ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1- Sanıklar … ve … hakkında, katılan …’ya karşı resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları, kiriminal raporu ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanıklar …, … ve … hakkında katılan … ve …’a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
6762 sayılı TTK’nın 692. maddesi gereğince çeklerde bulunması zorunlu olan keşide yerinin bir duraksamaya meydan vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olması gerektiği, aynı Kanun’un 693. maddesine göre ise, keşide yeri gösterilmemiş olan çekin, keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde keşide edilmiş sayılacağı hükmü de dikkate alınarak, suça konu çekte keşide yeri ve keşidecinin ad ve soyadı altında da bir yer bulunmadığı, buna
göre suça konu çeklerde, çekin zorunlu unsurlardan olan keşide yerinin bulunmaması nedeniyle resmi belge niteliğinde olmadığı, bu anlamda yasal olarak bankanın maddi varlığı olarak da kabul edilemeyeceği dikkate alınarak sanıkların, TCK’nın 157/1. maddesi kapsamında basit dolandırıcılık suçundan mahkum edilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurularak fazla ceza tayini,
3- Sanıklar …, … ve … hakkında katılan …’a karşı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olup, çekin unsurlarının tespiti gerektiği hususu da göz önüne alınarak, çek asıllarının getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı suretinin denetime esas olmak üzere dosya içine konulması ile toplanan tüm deliller bir bütün halinde değerlendirildikten sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.