Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/9940 E. 2014/12583 K. 23.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9940
KARAR NO : 2014/12583
KARAR TARİHİ : 23.06.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Kronik böbrek yetmezliği hastası olan sanıklardan …’ın tedavi görmek için minibüslerle Giresun’a gidip geldiği halde, …’a ait ticari araç ile tedaviye gidip gelmiş gibi düzenlettirdiği faturalar karşılığında SGK’dan haksız kazanç elde ettiği, bu şekilde sanıkların fikir ve irade birliği içerisinde dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların aşamalardaki tüm savunmalarında faturaların düzenlendiği tarihlerde tedavi için Giresun’a birlikte gidip geldiklerini belirterek suçlamaları kabul etmemeleri, dinlenen tanıkların sanık …’ın diyaliz merkezine diğer sanığın taksisiyle gidip geldiğini beyan etmeleri hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil de bulunmadığı gerekçesine dayanılarak verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.