YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10138
KARAR NO : 2015/28035
KARAR TARİHİ : 02.07.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Hamile olduğu belirtilen ve açık kimliği tespit edilemediğinden evrakı ayrılan bir bayan ile katılanın evine gelen sanığın, oluşturulan diyalog ortamında şikayetçiye kendisini “Şıh Abdülkadir Geylani’nin kızı” olarak tanıtıp “elini öptürmesini” müteakip; “…siz de büyü, nazar, ağırlık var…” gibi sözler söyleyerek onu endişeye sevketmesi ve şikayetçinin avucuna koyduğu ve dört parçaya ayırdığı ipleri bir şekilde tek parça haline getirmek isteyip aldığı yumurta/domatesi bir beze koyduktan sonra kırıp/ ezerek içinden muska çıkartmak gibi sözde kerametler göstermek (okuyup-üfleyerek) suretiyle kandırdığı şikayetçiye “…yere üç yastık koy, kolundaki bilezikleri de bir tülbente sarıp yastıkların altına yerleştir…” diyerek talimatına uyan katılanın başındaki tülbent ile yastıkları-tülbente sarılı altınları bağlayıp, onun başı üzerinde (okuyup-üfleyerek) gezdirmesi sonrasında “…dışarı çıkıp dokuz taş toplayacağız…” sözü ile birlikte evden çıkıp onu bir şekilde yanından uzaklaştırarak haksız menfaat sağlaması eyleminin sübutu halinde TCK’nın 158/1-a maddesinde tanımlanan “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdiri görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek “görevsizlik kararı” verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükmolunan cezalar yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 02/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.