YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10416
KARAR NO : 2015/28076
KARAR TARİHİ : 02.07.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın sorumlusu olduğu mağazanın gelirlerini şirket hesabına yatırmayıp mal edindiği olayda, sanığın beyanları ve dosya içerisindeki bilirkişi raporu kapsamına göre zincirleme şekilde hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabilde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 49/2. maddesi gözetildiğinde sanık hakkında hükmolunan cezanın uzun süreli hürriyeti bağlayıcı ceza olmasına rağmen, hüküm fıkrasının 8. bendinde “sanığa verilen cezanın kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza “ olduğundan bahisle TCK’nın 53/3. maddesi gereğince sanığın anılan maddenin maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin ve anılan maddenin “infaza” yönelik bir düzenleme içermesi nedeniyle ”kazanılmış hak” oluşturmayacağının nazara alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 8. bendindeki TCK’nın 53. maddesinin uygulanmamasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, “sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin birinci fıkrasının a,b,c,d,e bentlerinde belirtilen haklarından mahkum olduğu hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca yoksun bırakılmasına yer olmadığına” şeklinde yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.