Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/10604 E. 2015/28131 K. 07.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10604
KARAR NO : 2015/28131
KARAR TARİHİ : 07.09.2015

MAHKEMESİ : Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, sahte belgeler ile ekmediği halde kütlü pamuk ekmiş gibi mazot ve kimyevi gübre desteği ile kütlü pamuk destekleme primi aldığının iddia edildiği somut olayda;
1- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Yapılan keşif esnasında beyanına başvurulan ziraatci bilirkişinin 2009 yılında suça konu tarlalarda pamuk ekiminin yapılmadığı, tarlanın zeminde mısır bitkisine ait kalıntılarının bulunduğuna yönelik beyanı ile bu beyanı destekleyen çiftçi mallarını koruma bekçisi Mustafa Moralı’nın anlatımı karşısında, sanığın mısır bitkisi ektiğinin kabul edilmesi halinde; 2009 Yılı Ürünü Kütlü Pamuk, Yağlık Ayçiçeği, Soya Fasulyesi, Kanola, Dane Mısır, Aspir ve Zeytinyağı Üreticilerine Destekleme Primi Ödenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı Uygulama Tebliğinin 4. maddesine göre alım satım işlemlerinin belirlenen usul ve esaslara uygun gerçekleşmesi koşuluyla dane mısır üreticilerinin de prim ödemelerinden yararlanacağının belirtildiği, yine Çiftçi Kayıt Sistemine Dahil Olan Çiftçilere Mazot, Kimyevi Gübre ve Toprak Analizi Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliğin 5. maddesinde de çiftçi kayıt sistemine kayıtlı olan üreticilere tarımsal faaliyette bulunmak koşuluyla destekleme primi ödeneceği belirtilmiş olup çiftçi kayıt sistemine kayıtlı olan sanığın, destekleme priminden yararlanmak için ilçe T.. M..ne bildirdiği arazilerinde yapılan keşifte üretimde bulunduğunun ve 2009 yılına dair destekleme primi ile mazot ve kimyevi gübre ödemelerinden yararlanacağının anlaşılması karşısında unsurları oluşmayan sahtecilik suçundan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.