Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/1143 E. 2015/28186 K. 07.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1143
KARAR NO : 2015/28186
KARAR TARİHİ : 07.09.2015

.
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
.
SUÇ : Mala zarar verme, silahla tehdit, yaralama

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında açılan 6136 sayılı Yasanın 12/4. maddesine aykırılık suçundan zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1-Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık hakkında silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanığın, aralarında eskiye dayalı husumete konu lağım suyu nedeniyle tartıştıkları sırada katılana doğru uzun namlulu silahla ateş etmek suretiyle üzerine atılı tehdit ve mala zarar verme suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; dosya içinde mevcut 19/11/2012 tarihli Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı’nda her ne kadar katılanın evinde yapılan incelemede, evin duvarlarında mermi giriş izi görüldüğü belirtilmiş ise de, olay yerinde mermi çekirdeği ve kovanına rastlanılmamış olması, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce hazırlanan 07/12/2012 tarihli ekspertiz raporu, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde, sanığın müsnet suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye bu yönüyle iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan H.. T..’un temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 07/09/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.