YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11484
KARAR NO : 2015/28546
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumu zararına dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
14/02/2007 tarih ve 26434 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı çerçevesinde Makine, Ekipman Alımlarının Desteklenmesi Tebliği’ne göre, vatandaşın hibe desteğinden yararlanması için ilgili Tarım müdürlüklerine bizzat başvuru yapılması ve başvuran kişilerin çiftçi kayıt sistemine tabi olması gerektiği, koşulların oluştuğunun teknik ve uygunluk açısından tespiti halinde, idarenin bu başvuruyu bir rapora bağladığı, bu raporların ilgili Bakanlığa gönderildiği, buradan onay geldiği takdirde kesin kararın yatırımcı çiftçiye bildirildiği, bundan sonra Tarım İl Müdürlüğü ile başvuran kişi arasında bir hibe sözleşmesinin yapıldığı, bu aşamadan sonra malın satın alınması işlemlerinin ticari teamüllere göre yürütüldüğü, İlgili bakanlığın Destekleme Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan satın alma kitabına göre, ihale sürecinin tamamının başvurucu tarafından; fakat kurum denetiminde yürütüldüğü, başvurucunun ihale komisyonu oluşturarak şartnameyi hazırladığı, en az üç firmaya teklif götürüleceği, ilgili kurumun firma olarak başvurucuya yardımcı olmak açısından liste oluşturulabileceği; fakat başvurucunun bu listeyle bağlı olmadığı, başvurucunun ihaleye girecek kişilere mektup gönderdiği, gelen en düşük teklifle sözleşme yapılacağı, bu sözleşme yapılmadan önce ilgili idarenin proje birimine onaya sunulacağı, onay verildikten sonra makinenin alımı için sözleşmenin icra edileceği, sözleşmeden sonra yine onaya sunulacağı, bu onaydan sonra da başvurucunun, ihaleyi alan firmadan özellikleri belirlenip tespit edilen malı teslim alacağı, hibe sözleşmesinde ve yüklenici ile yapılan sözleşmeye göre, makinenin belirlenen değerinin, yüzde ellisinin başvurucu tarafından ihaleyi alan firma hesabına aktarılacağı, malı teslim alan ve firmaya hibe dışında kalan parayı ödeyen kişinin bütün bu belgelerle birlikte ilgili kuruma başvurarak ödeme talep formunu vereceği, firma bu aşamada malın teslim edilip edilmediğinin, ilgili kurum tarafından denetleneceği, idarenin de, ödeme talep formunu inceleyerek malın tesliminin de yapıldığını teyit ettikten sonra şirket hesabına kalan parayı aktaracağı, böylece sürecin tamamlanacağının öngörüldüğü, aynı düzenlemelerin başvurucu ile ihaleyi alan firma arasında da yazılı olarak sözleşmeye bağlandığı, somut olayda; destekleme makine ve ekipman projesi kapsamında temyiz dışı sanıkların balya makinesi alımı için İl Tarım Müdürlüğü’ne başvurdukları, düzenleme gereği balya makinelerinin yüzde elli parasının Bakanlık tarafından hibe şeklinde karşılanacağı, yüzde ellisinin ise talepte bulunan çiftçiler tarafından ödeneceği, bu başvuru üzerine yatırımcı çiftçilerin gerekli başvurularını ….’ne yaptıkları, gerekli araştırma ve inceleme sonrasında kurumla hibe sözleşmesi yaptıkları, daha sonra ilgi Tebliğ çerçevesinde, çiftçilerin firmalardan teklif aldıkları, en düşük teklifi veren ….. ile sözleşme yaptıkları, sözleşmenin uygunluğunun Bakanlık tarafından onaylandığı, bu sözleşmeler çerçevesinde, 31/08/2007 tarihinde söz konusu makinelerinin başvuruculara tesliminin yapılarak tutanak altına alındığı ve aynı gün temyiz dışı sanıklar tarafından kendileri tarafından yatırılması gereken paranın yüzde ellisinin, ilgili şirketin hesabına yatırılarak makbuz alındığı, ilgili şirketin de, malın satıldığına dair fatura düzenlediği, temyiz dışı sanıkların da, malı teslim aldıklarını ve ödemenin yarısını firmaya yaptıklarını gösterir belgelerle birlikte Tarım İl Müdürlüğü’ne başvuru yaparak ödeme talep formunu teslim ettikleri, kurumun, 04/09/2007 tarihinde yaptığı kontrollerde malın bu kişilere firma tarafından teslim edildiğinin tespit edilerek durumun tutanak altına alındığı, daha sonra yapılan ihbar kapsamında yeniden yapılan kontrollerde, söz konusu makinelerin, yenisiyle değiştirme ve yanlış makine getirilmiş olma bahanesiyle çiftçi olan sanıkların ellerinden alındığı; ancak yenisinin de getirilmediğinin tespit edildiği, yapılan inceleme neticesinde, aynı makinelerin, bu temyiz dışı sanıklardan önce 02.08.2007 tarihinde …….. seri nolu faturalarla Samsun’da bulunan ve tanık olarak dinlenen ……’a satılarak teslim edildiği, onların da ellerinden makinelerin değişik bahanelerle teslim alınarak temyiz dışı sanıklara, daha sonra bu kişilerin ellerinden de makinelerin alınıp ilk sahiplerine iade edildiklerinin belirlendiği, şirket sahibi temyiz dışı sanıkların hem tanıklar ……’a hem de temyiz dışı sanıklara makineleri teslim etmiş göründükleri, ilgili kişilerin tamamının da, sanıklar ……….’in firmasına ödeme yaptıkları ve bu teslime istinaden, ödemeye ilişkin ve diğer belgeleri de imzalayarak Tarım İl Müdürlüklerine ödeme talep formunu imzalayıp verdikleri, söz konusu kurumun da bundan sonra malın altı kişinin de elinde olduğunu tespit ederek ilgili firmanın hesabına para yatırması gerektiği, bu aşamada, yapılan ihbar üzerine ilgili firmaya ödeme yapılmadığı, ödemenin yapılması için kurumu harekete geçirecek olan kişinin, başvurucu olduğu, bu kişinin belgelerle kuruma gelerek ödeme talep formu ibraz etmesinden sonra ödemenin yapılması gerektiği, firmanın ilgili kurumla hiç muhatap olmadığı, ihaleyi alan firmanın satış işlemlerini yapan kişinin sanık İlhan olduğu, genel yetkili ve imza yetkilisinin de sanık ….. olduğu, böylece sanıkların birlikte hareket ederek devletten haksız para almaya çalıştıkları ve bu şekilde kamu kurumu zararına dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, aynı makinelerin daha önce 02.08.2007 tarihinde ….. seri nolu faturalarla Samsun’da bulunan ve tanık olarak dinlenen ……a satılarak teslim edildiği, bu sanıklardan geçici olarak alınan makinelerin bu kez temyiz dışı sanıklara teslim edildiği, daha sonra bunların ellerinden de alındığının belirlendiği, tüm dosya kapsamına göre, ilgili Bakanlık tarafından destekleme projesi kapsamında adı geçen altı kişiye de, belirtilen balya makinesi konusunda destekleme yapılması kararı alındığı, yine ihaleyi alan ve sanıklar İ.. N.. ve M.. Y..’ın da yetkilisi oldukları ……’i tarafından, makinelerin teslim edilmesinin kararlaştırıldığı, ilgili tebliğ ve sözleşme hükümlerine göre, makinelerin tesliminden sonra başvurucunun şirkete kendi payına düşen parayı ödeyeceği, ödeme, malın teslimi ve diğer belgeleri ödeme talep formu ile kuruma birlikte ibraz edileceği, kurumun da yapacağı araştırma sonucunda , ihaleyi alan şirkete parayı aktaracağı, sanıkların, malın tesliminden önce icrai herhangi bir eylemlerinin bulunmadığı gibi malın ilk tesliminden sonra, paranın kendilerine ödenmesi için kuruma başvurularının da bulunmadığı, ayrıca bunu talep etme hak ve yetkilerinin de olmadığı, kurumun, bu şekilde yasal koşulları oluşan ve kendilerine makine teslim edilen ve buna hak kazanan bütün kişiler için de, şirkete ödeme yapmasının zorunlu olduğu, yasal olarak teslim işleminin bir şekilde gerçekleştiği, adı geçen altı kişinin de, makineyle ilgili hibeyi hak eden kişiler oldukları, sanıkların yetkilisi oldukları firmanın, makineleri teslim edip daha sonra geri alarak, başvurucu çiftçilere karşı sözleşme şartlarını yerine getirmedikleri, her halükarda fiili bir teslim olması nedeniyle, kurum tarafından hibe paralarının şirkete ödenme şartlarının oluştuğu, bu nedenle kurumun zararının oluşmayacağı dikkate alınarak bu gerekçelere dayanan ve Yargıtay bozma ilamına uyan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 14/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.