YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11989
KARAR NO : 2018/7844
KARAR TARİHİ : 08.11.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’ nun 158/1-f, 53, 58 ve 204/1, 53, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın amcası olan müştekiye ait kimliği ele geçirip kendi fotoğrafını yapıştırarak Nüfus Müdürlüğüne başvurduğu, nüfus cüzdanı aldığı ve müştekinin döviz hesabından para çektiği, bu sebeple atılı suçlardan cezalandırılması gerektiği iddia edilen olayda; sanığın savunması, mağdur beyanı, bilirkişi ve ekspertiz raporları ile dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçları işlediğine yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (i) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin temel cezanın eksik olarak belirlenmesinden sonra bu cezanın doğrudan haksız menfaat miktarının iki katına çıkartılması suretiyle adli para cezası tayin edilmesi,
2) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın infaz tarihi adli sicil kaydından anlaşılamadığından bu ilamın ve tekerrüre esas olabilecek diğer ilamların mahkemelerinden kesinleşme ve infaz şerhlerini içerir şekilde bir suretinin istenilmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.