YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12266
KARAR NO : 2017/19918
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçu yönünden beraat; sanıklar hakkında sahtecilik suçu yönünden …nun 204/1, 62, 53, 51/1-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine; sahtecilik suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan vekili ve sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan doğrudan zarar görme ihtimali bulunan müşteki hakkında davaya katılma talebine rağmen mahkemece bu konuda bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı CMK’nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca müştekinin kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık …’in sahibi olduğu şirket adına Simav Noterliğinin 07.05.2008 tarih, 4482 yevmiye sayılı vekâletnamesi ile diğer sanık …’yı vekil tayin ettiği, sanıklar … ile …’nın kardeş oldukları, sanık …’in diğer sanık …’nın damadının kardeşi olduğu, …’nın işlerinin bozulması sebebiyle işlerini sanık …’e devrettiği, sanık …’nın şirket ile ilişkisi bulunmamasına rağmen suça konu çekleri imzaladığı, diğer sanıkların da suça konu çeklerin sanık … tarafından imzalandığını bildikleri halde suça konu çekleri yaptıkları alış veriş karşılığında müştekiye verdikleri iddia edilen olayda;
1)Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıkların,katılana önceden … borçtan dolayı dava konusu çekleri verdikleri yönündeki sanıkların beraatlerine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerine,sahtecilik suçundan erteleme yapılmaması gerektiğine, sanık …’nın sahtecilik suçunu işlemediğine dair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2)Sanıklar hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıklar … ve …’in katılan ile arasındaki sürekli ticari alış veriş olduğu,sanıklar tarafından bir çok kez bu şekilde çekler verildiği ve sanıkların çeklerle ilgili ödemeden men talimatı vermedikleri çekleri kabul ettikleri gözetilerek sanıkların sahtecilik suçunu işlemeye yönelik kasıtlarının olmadığı anlaşıldığından beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine dair hüküm kurulması,
Kabule görede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/250-13 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu; somut olayda, resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi ile oluşmuş somut bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilmeden ve suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği halde, “çekin kullanılması ile oluşan zarar giderilmediğinden” şeklindeki yetersiz gerekçeyle sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup,katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.