Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/12800 E. 2015/29491 K. 06.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12800
KARAR NO : 2015/29491
KARAR TARİHİ : 06.10.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; sanığın polislik mesleğine ilgi duyduğu ve bu kapsamda kendisine polisler tarafından kullanılan tabanca, çakar diye tabir edilen ışıklandırma sistemi, uzaktan kumandalı megafon, bir adet metal polis rozeti ile polis tanıtım kartı yaptırdığı, sanığın sözkonusu malzemeleri kullanarak çeşitli ortamlarda kendisini polis, istihbarat elamanı olarak tanıtarak insanların güvenini sağladığı, şikayetçiler M.. A..’dan 2014 yılı Mart ayında kendisine silah ruhsatı almada yardımcı olacağını söyleyerek 3.000 TL si ruhsat için 8.000 TL si borç olmak üzere toplamda 11.000 TL para aldığı bu paranın 2.000 TL sini iade ettiği, E.. A..’tan 2013 yılı Aralık ayında kendisini polis yapacağını söyleyerek 10.000 TL, ….’den 2014 yılı Mart ayında yurda kaçak yolla giren ve kendilerinin elkoyduğu ıphone 5 marka telefon ve fotoğraf makinası getireceğini söyleyerek 1.000 TL, …….’ dan 2014 yılı Haziran ayında Tübitak’ta işe girdireceğini söylerek 2.000 TL, F.. Y..’tan kendisine ikramiye dağıtımında yardımcı olacağını söylemek suretiyle 750 TL para aldığı, İ.. C..’a 2013 yılı Haziran ayında kendisini istihbarat elemanı olarak tanıtarak kullandığı araca 1.300 TL değerince film, siren ve çakar diye tabir edilen ışıklandırma taktırdığı, Y.. D..’a yönelik de Anadolu Üniversitesi diploma parası adı altında 2.000 TL, Kocaeli Emniyet müdürünün eşinin şoförlüğünü yaptıracağından bahisle 10.000 TL olmak üzere toplam 12.000 TL almak suretiyle sanığın kamuya ait kimlik belgesi ve rozetlerinin şikayetçiler üzerinde oluşturduğu itimat ve güven duygusunu kullanarak menfaat temin ettiği iddia edilen olayda,
Sanığın, katılan E.. A..’tan değişik zamanlarda birden fazla kez para alıp haksız yarar sağladığı halde hakkında TCK’nın 43.maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmünün uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanık hakkında şikayetçiler ………….’a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık hakkında şikayetçi A.. G..’e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığın şikayetçi ….’den 2014 yılı Ağustos ayında tanıdığı olan yabanca uyruklu bir şahsa oturma izni alacağını söyleyerek 750 TL para alması eyleminde, kamu kurum veya kuruluşlarına ait maddi varlığın kullanılmadığı, sanığın kendisinin polis olarak tanıtmasının basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden TCK’nın 158/1-d maddesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.