Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/12843 E. 2015/29359 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12843
KARAR NO : 2015/29359
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; kendilerine ait özel araçla Isparta’dan İstanbul’a giden sanıkların, Bursa’da mola verdikleri, sanık H ‘ın mağdur C z’e ait işyerine girerek 100’lük kontör istediği 50 TL parayı uzattığı, kontör ve para üstü olan 35 TL’yi aldığı bu sırada mağdura bir soru sorup hesap yapmasından da yararlanıp oyalayarak 50 TL’yi vermeden cebine koyduğu, bu sırada diğer sanık M ın işyerine girdiği aynı şekilde 100 kontör istediği 50 TL’yi verir gibi yapıp vermediği, kontör ve para üstünü alıp cebine attığı, bu arada sanıkların benzer şekildeki eylemleri nedeniyle polise ihbarda bulunulmuş olduğu, işyerinden çıkan sanıkların 100 metre ileride polisler tarafından yakalandıkları, sanıkların üzerinde ve araçlarında çok sayıda kontör kartları ele geçirildiği, sanıkların bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul edildiği olayda; yerel Mahkeme’nin 24/11/2010 tarih 2009/1644 E. 2010/1231 sayılı kararıyla sanıkların şikayetçiye yönelik eylemleri nedeniyle mahkumiyetlerine karar verildiği, Dairemizin 03/11/2014 tarih ve 2013/1952 esas, 2014/17824 sayılı kararıyla dolandırıcılık suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeden teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini ve sanıkların soruşturma aşamasında mağdurun zararını giderdikleri ve haklarında TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesiyle ceza miktarı yönünden kazanılmış hakları saklı tutulmak üzere hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “ velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılıp yerine, “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibarelerinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.