Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/12979 E. 2015/29464 K. 06.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12979
KARAR NO : 2015/29464
KARAR TARİHİ : 06.10.2015

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık Bilal’in katılanın yetkilisi olduğu şirkete keşidecisi B Y olan 11/01/2011 vade tarihli Yapı ve Kredi Bankası Z Kamil Şubesi’ne ait 0281288 seri nolu 25.000 TL bedelli çeki sanık Nihal’in yetkilisi olduğu Delta Mühendislik unvanlı iş yeri kaşesini basarak ciro yapılmış halde verdiği, çekin günü gelip ödenmeyince takibe konulduğu, yapılan takibe ilişkin Nihal’in imzaya ve borca itirazda bulunduğu, yapılan inceleme neticesi çekteki ciro imzasının Nihal’e ait olmadığının tespit edildiği, sonrasında her iki sanığın adı geçen iş yerini de kapatarak kaçtıkları ve bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia olunması karşısında, yüklenen dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlıklarından olan çekin kullanılması suretiyle işlendiği anlaşılmakla, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin ve sanık N.. O.. müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.