YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/132
KARAR NO : 2015/1688
KARAR TARİHİ : 02.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık …’nin, olay günü alkollü bir halde babası olan mağdur …’a ait olup tek başına yaşadığı eve geldiği ve evde alkol almaya devam ettiği, bir süre sonra tanık anlatımlarına göre “yakacağım ulan yakacağım, canıma tak etti artık, yan yan” diye bağırdığı, akabinde sanığın oturduğu evi ateşe verdiği, yangının büyümesi üzerine sanıkla birlikte diğer apartman sakinlerinin de dışarı çıktıkları, sanığın dışarıda “nasıl yaktım, ne güzel yanıyor” dediği, yangın sonucunda sanığın oturmakta olduğu mağdur …’a ait ev ile üst katta oturan mağdur …’e ait evin zarar gördüğü, sanığın bu şekilde yakarak mala zarar verme suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, tek başına oturmakta olduğu babasına ait evde alkol alıp kendisine ait eşyaları ateşe vermesi ve eşyalarınyanması sırasında babasına ait ev ile komşusunun evinin zarar gördüğü, sanığın yangını kendi oturduğu evde başlattığı ancak bunun sonucunda söz konusu yangının diğer evlere de sirayet ettiği, sanığın oturmakta olduğu evin babına ait olması nedeniyle TCK’nın 167/1.b maddesi uyarınca mala zarar verme suçu yönünden şahsi cezasızlık sebebinin bulunduğu, bu durumda sanığın diğer mağdur …’e yönelik eyleminin tartışılması gerektiği, dosya kapsamına göre sanığın komşusu olan mağdur … ile aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı gibi doğrudan mağdura ait evi de yakmadığı, sanığın kastının mağdur …’e ait eve zarar vermek olmadığı anlaşıldığından, farklı neviden fikri içtima hükümleri uyarınca TCK’nın 170/1.a maddesinde düzenlenen genel güvenliğin yakarak tehlikeye sokulması suçunun oluştuğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Mağdur …’ın, sanığın babası olması nedeniyle mala zarar verme suçu yönünden TCK’nın 167/1.b maddesi gereğince şahsi cezasızlık sebebi bulunduğu gözetilmeden, eylemin tek bir fiille birden fazla kişiye karşı işlendiği gerekçesiyle zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini,
3- Sanığın adli sicil kaydında görünen tekerrüre esas mahkumiyet hükümlerinden en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla hükmün tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.