YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13327
KARAR NO : 2015/29717
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
.
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan cezaların miktarına nazaran, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından katılan K.. İ.. aleyhine Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/699 esas sayılı dosya üzerinden 22.09.2005 tarihinde değer tespiti ve tescil talepli dava açıldığı, 19.10.2007 tarihinde mahkemece davanın kabulüne ve 270.831,12 TL kamulaştırma bedelinin ödenmeyerek üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülüp, taşınmazın hak sahibi olduğunu ispatlayan kişiye ödenmesine karar verildiği, suç tarihi itibariyle İstanbul Barosuna kayıtlı olan sanık ……’nin de söz konusu davada katılanın vekili olmadığı halde katılanın kimlik bilgilerinin kullanılarak oluşturulmuş sahte nüfus cüzdanına istinaden Kadıköy 13. Noterliğince düzenlenen 08/07/2009 tarihli ve 13185 yevmiye sayılı gerçeğe aykırı vekaletname ile katılanın vekilliğini üstlendiği, akabinde yine gerçeğe aykırı olarak hazırladığı veya hazırlattığı Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi başlıklı Z.. B.. Düzce Şubesine hitaben hakim yerine imza atılmış ve mühürlenrmiş 08/07/2009 tarihli müzekkereyi aynı tarihte bizzat götürüp ibraz ederek mahkeme kararına istinaden vadeli hesapta bulunan 324.859, 17 TL kamulaştırma bedelini katılan adına çekip mal edindiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, vekaletname ve müzekkere suretleri ile tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, noter tarafından tanzim edilmiş vekaletnamede sahtecilik yaptığının anlaşılması karşısında, tayin olunan cezada TCK’nın 204/3 maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 08.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.