YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13348
KARAR NO : 2015/29768
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
Tebliğname No : 15 – 2015/292247
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Altıntaş Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/01/2011
NUMARASI : 2010/35 (E) ve 2011/26 (K)
SANIKLAR : N.. Ş.., M.. S..
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, evlenmek amacı ile telefon numarasına ulaştığı sanık Mehmet ile görüşmek üzere İzmit iline gittiği, İzmit’te, katılanın sanık Necmi ve temyiz dışı sanık Fatma ile tanıştığı, sanıkların, temyiz dışı sanık Fatma ile evlenmek için katılandan üç tane burma bilezik, bir altın yüzük ve 2.200 TL para istedikleri, katılanın önce 300 TL parayı sanık Mehmet’e verdiği, 1.500 TL parayı banka aracılığı ile sanık Necmi’ye gönderdiği, temyiz dışı sanık Fatma’ya da elden 250 TL verdiği, daha sonra, Fatma’nın sanık Necmi’de olan parasını alıp borçlarını ödemek bahanesi ile İzmit iline gittiği ve tekrar geri dönmediği, bu şekilde sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket edip, katılanı, temyiz dışı sanık Fatma ile evleneceği beklentisi içerisine sokarak haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde aşağıda belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık Mehmet hakkında verilen mahkumiyet kararı açısından, 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Her iki sanık hakkında verilen mahkumiyet kararları açısından; hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
3- 5271 sayılı CMK’nın 324/1 ve 326/2. maddeleri uyarınca, iştirak halinde işlenen suçlarda sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, geriye kalan ortak yargılama giderlerinden eşit şekilde sorumlu oldukları gözetilmeden yazılı şekilde müteselsilen eşit olarak tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık Mehmet hakkında verilen hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması; sanık Necmi hakkında verilen hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “200 gün”, “166 gün” ve “3.320 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” , “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi, sanık Mehmet hakkında verilen hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “75 gün”, “62 gün” ve “1.240 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” , “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi ile her iki hüküm fıkrasındaki yargılama gideri ile ilgili bölümde yer alan “müteselsilen” ibaresinin çıkartılması suretiyle suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.