Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/13557 E. 2015/29811 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13557
KARAR NO : 2015/29811
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

.
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
.
SUÇ : Sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ……….’nin, şikâyetçi şirkete olan borcuna karşılık ……………Limited şirketine ait hesaptan keşide edilmiş olan 21.06.2005 tarihli, 50.000.000.000 TL meblağlı çeki şikayetçi şirkete verdiği, çekteki imzanın Milenyum şirketi yetkilisi olan Ş.. Ç..’a ait imza örneğine benzemediği, sanığın da çekteki imzanın yetkili kişilerce atılmadığını belirttiği, çekteki ilk cironun sanığa ait olduğu, çekin ön yüzündeki imzanın kime ait olduğunun tespit edilememesi nedeniyle çekin sahte çek niteliğinde olduğunun iddia edildiği olayda;
Usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında, suça konu çeki tanzim tarihi ve yeri olmadan 30.06.2004 günü katılan şirkete verdiğini, şikâyetçi şirket ile açık hesapları olduğu için mal alındıkça hesaba kayıt edildiğini, ödeme yapılınca da düşüldüğünü belirten sanığın savunmaları doğrultusunda, çekin katılana verildiği anda zorunlu unsurlarını içerip içermediği ile suç tarihinin kesin olarak belirlenmesi amacına yönelik olarak, çekin katılana hangi tarihte verildiği, alındığı sırada keşide yeri ile tarihinin bulunup bulunmadığı konularının açıklığa kavuşturulabilmesi için her iki şirkete ait ticari defterlerle cari hesapların incelenmesi istenilmiş olmasına rağmen, bu eksikliğin tamamlanmadığı yalnızca katılanın beyanlarına başvurulduğu anlaşılmakla; çekin ne zaman verildiği ve tedavülü anında zorunlu unsurlarını içermediğinin anlaşılması durumunda özel belgede sahtecilik hükümlerine tabi olacağı ve suçun 765 sayılı Kanun döneminde işlendiğinin tespit edilmesi halinde lehe kanun hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekeceği dikkate alınarak, her iki şirkete ait ticari defter, belge ve muhasebe kayıtlarının getirtilmesi ile çekin hangi tarihte verildiği ve verildiği anda zorunlu unsurlarını barındırıp barındırmadığının tespit edilmesi için gerekirse, muhasebe alanında uzman bilirkişiye başvurulması ile tanık …….’ın bozma sonrasında vermiş olduğu ifadesinde, şirket işlerini vekaleten ……..’ın yürüttüğünü belirtmesine karşın, bu kişinin ifadelerine başvurulup, yazı ve imza örnekleri alınarak çeki düzenleyip düzenlemediğinin tespit edilmemesi ve keşide yeri ile tarihinin sonradan atılıp atılmadığı, farklı kalem kullanılıp kullanılmadığı, değişik kişilerin elinden çıkıp çıkmadığı, bu şekilde katılan şirket yetkililerince çekin yasal unsurlarının tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarında yazı ve imza incelemesi yaptırılması sonucunda alınacak bilirkişi raporunun dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.