Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/13847 E. 2015/29890 K. 13.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13847
KARAR NO : 2015/29890
KARAR TARİHİ : 13.10.2015

Tebliğname No : 15 – 2015/215126

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/02/2015
NUMARASI : 2014/244 (E) ve 2015/130 (K)
SANIK : S.. U..
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık Sezgin’in, müştekinin çalıştığı Balıkesir Manyas İlçesi Samur beldesine fidan satmak amacı ile gittiği, kendisini müştekiye Mehmet Gündoğdu olarak tanıttığı ve İzmir ili Ödemiş İlçesinden olduğunu söylediği, yanında temyiz dışı sanık Hamza’nın da bulunduğu, onun da kendisini katılana Mehmet Gündoğdu olarak tanıttığı, olay günü müştekinin dükkanına gelerek İzmir İli Ödemiş ilçesinde yaşlı bir dedenin elinde 15 kg kadar tarihi altın olduğunu elindeki altınlardan numune aldığını, yaşlı dedenin elindeki altınları 10.000 TL’ye alacağını, elinde 5.000 TL’sinin olduğunu, kendisine ortak aradığını söylediği, yanında getirmiş olduğu numuneleri müştekiye verdiği, müştekinin söz konusu parçaları kuyumcuya gösterdiği, kuyumcunun numunelerin altın olduğunu söylediği, sanık Sezgin’in müştekiyi cep telefonundan aradığı, müşteki ile Sezgin’in 5.000 TL karşılığında anlaştıkları, sanık Sezgin’in müştekiden İzmir iline gelmesini istediği, müştekinin de sanık Sezgin’in verdiği Kemalpaşa ilçesi Hamzababa türbesinin bulunduğu yere geldiği, söz konusu adreste yol üzerinde müştekiyi sanık Sezgin karşıladığı, sanık Sezgin’in müştekiye 3-5 tane numüne verdiği, diğer altınların poşet içerisinde olduğunu söylediği, müştekiden 5.000 TL’yi istediği, müştekinin de kendisinde 2.500 TL olduğunu, üzerinde başka parasının olmadığını söylediği, sanık Sezgin’ in de bunu kabul ettiği, bu sırada da yine sanık Sezgin’in yanında Hamza’nın da bulunduğu, müştekinin söz konusu poşeti alıp Samur beldesine geldiği, daha sonra söz konusu poşet içindeki eşyanın altın olmadığını anladığı, müştekinin sanık Sezgin ile irtibata geçtiği ancak sanıkların müştekiyi oyaladıkları ve parasını geri vermedikleri, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.