Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/13980 E. 2015/29963 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13980
KARAR NO : 2015/29963
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

MAHKEMESİ : Şırnak Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık M.. O..’un, katılan şirket ile Onuksan Otom. Gıda İnş. San. Nak. Taahhüt Dış Tic. AŞ. arasında Beşiktaş 5. Noterliğinde 15.06.2007 tarih ve 18626 yevmiye numarası ile imzalanan düzenleme şeklindeki finansal kiralama sözleşmesine şirket yetkilisi ve kefil sıfatı ile imza attığı, sözleşme gereğince Onuksan şirketine toplam 19 adet aracın teslim edildiği, ancak katılan şirkete kira bedelinin ilk taksitinin dahi ödenmemesi üzerine katılan şirket tarafından keşide edilen Beşiktaş 5. Noterliğinin 12.05.2008 tarih ve 15752 yevmiye numaralı ihtarnamesinin sanığa ve yetkilisi bulunduğu şirkete tebliğ edildiği, yine de kira taksitlerinden hiç birinin ödenmemesi ve kiralanan araçlardan hiç birinin teslim edilmemesi üzerine katılan şirket tarafından icra takibine başlanıldığı, icra takibine herhangi bir itirazın yapılmadığı, katılan şirket tarafından finansal kiralama sözleşmesinin feshedilmesine rağmen sözleşmeye konu araçlardan 6 tanesinin ağır hasarlı olarak terk edilmiş vaziyette bulundukları, sanığın bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine yönelik kabulde, aşağıda belirtilen neden dışında mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine, ancak;

6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile değişik CMK’nın 324/4. maddesi ek cümlesinin “devlete ait yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarını Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderlerin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir” hükmüne rağmen terkin tutarı olan 20 TL altındaki yargılama giderinin sanığa yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasına “CMK’nın 324/4 maddesi ve 6352 sayılı kanunun 100. maddesine ek cümle gereğince terkin sınırı altında kalan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/10/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.