Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/14030 E. 2015/30158 K. 19.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14030
KARAR NO : 2015/30158
KARAR TARİHİ : 19.10.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/239988

Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk Y.. P..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1 ve 52/2-3. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2015 tarihli ve 2014/156 esas, 2015/25 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23.06.2015 gün ve 2015-12699/41568 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2015 gün ve 2015/239988 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, kayden 25/02/1995 doğumlu olup, suçun işlendiği, 20/10/2012 tarihinde, 15-18 yaş gurubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapmak gerekirken, indirim yapılmamak suretiyle fazla ceza tayini ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.01.2015 tarih ve 2014/156-2015/25 sayılı ilamıyla verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak yasal süresi içerisinde süre tutum dilekçesi vermek suretiyle temyiz talebinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükümler yönünden herhangi bir sınırlamaya gitmemesi ve gerekçeli kararın tebliğinden sonra yeni bir dilekçe vermemesi nedeniyle temyiz talebinin yalnızca hırsızlık suçundan kurulan hükümle sınırlı olmayıp, mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik olarak da kabul edilmesi gerektiği ve yerel mahkemece talebi hakkında herhangi bir karar da verilmediği dikkate alındığında; hükmün henüz kesinleşmemiş olduğu ve bu aşamada kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı anlaşıldığından, kanun yararına bozma isteminin CMK’nın 309. maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın gereği yapılarak tebliğname tanziminden sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere ilgili dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 19.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.