YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14120
KARAR NO : 2015/30762
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2015/279109
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2015
NUMARASI : 2014/90 (E) ve 2015/6 (K)
SANIKLAR : S.. G.., M.. G.., S.. K.., R.. C.., İ.. K..
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan Ak-kar şirketinde nakliye ve dağıtımda görevli olan sanıkların, şirketten almış oldukları 30 koli ve 130.000 TL değerindeki sıvı yağları İstanbul Anadolu yakasında değişik market ve iş yerlerine dağıtımını yapmak için teslim aldıkları, ancak bunları faturasız satarak bedelini uhdelerine geçirmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddia edilen somut olayda; sanıkların atılı suçu kabul etmedikleri gibi, katılan şirketin de iddianamede belirtilen olaylara ilişkin yazılı belge ve defter ibraz etmediği, katılan şirketin şikayetinde sanıkların sahte fatura tanzim ederek suça konu ürünleri Ümraniye’de faaliyet gösteren Serkan Ticaret’e sattıklarını ve haklarında sahte fatura düzenlemekten yasal işlem yapıldığını iddia ettiği, ancak kolluk araştırmasına göre bu isimde bir iş yeri bulunmadığı, ayrıca sanıklar hakkında sahte fatura düzenlediklerine dair adli bir işlem yapılmadığının anlaşıldığı, sanıkların yaptığı savunmalardan ve tanık beyanlarından sanıkların depodan sorumlu olmadıklarının, sadece kendilerine teslim edilen malları ilgili yerlere imza karşılığında teslim ettiklerinin, faturalandırma ve tahsilat işlemlerinin başka görevlilerce yapıldığının anlaşıldığı, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair katılan şirketin tek taraflı soyut iddiası dışında mahkumiyetlerine yeter derecede somut delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04/11/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.