Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/14205 E. 2015/30593 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14205
KARAR NO : 2015/30593
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/273616

Dolandırıcılık suçundan sanık B.. H..cın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince on bir kez 2 yıl 6 ay hapis ve 660,00 Türk Lirası, iki kez 1.000,00 Türk Lirası, 1.080,00 Türk Lirası, 520,00 Türk Lirası, 320,00 Türk Lirası, iki kez 1.160,00 Türk Lirası, 380,00 Türk Lirası, 580,00 Türk Lirası, 240,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/11/2012 tarihli ve 2011/47 esas, 2012/452 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/07/2015 tarih ve 2015/15263/49323 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2015 tarih ve 2015/273616 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 22/09/2014 tarihli ve 2014/15033 esas, 2014/15225 sayılı ilamında yer alan, “…Sanıklar D. G. ve E. A.’ın sahibinden.com adlı internet sitesine E. B. adına ilan sayfası açarak, Mercedes marka bir aracın satış ilanını ve başvuru için …….. numaralı telefonu verdikleri, internet sayfasında bu ilanı gören katılan… katılanlar A. Y., E. Z., Z., Y. E., Z. Ö. ile şikayetçiler H. A. ve M. G.’e yönelik eylemlerinden dolayı TCK’nın 43/1. Maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin….” şeklindeki açılamalar dikkate alındığında, somut olayımızda sanığın www.sahibinden.com adlı internet sitesine elinde bulunmamasına rağmen satılık bilgisayar olduğu şeklinde ilan vererek müştekileri dolandırmak şeklindeki eylemleri hakkında, zincirleme suç hükümleri uygulanarak 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesine göre verilecek cezadan artırım yapılması gerekirken, her müşteki için ayrı eylem kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde yer alan haklardan, sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi hususunun da kanuna aykırı olduğu belirlendiğinden, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.