YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14380
KARAR NO : 2016/619
KARAR TARİHİ : 20.01.2016
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın cezaevinden çıktığı gün cezaevine giren katılanın aynı isimli oğlu …… ile tanışarak “sana avukat tutarım” diyerek güven sağladığı, ertesi gün ailesinin evine telefon ederek katılana oğlunun yanından geldiğini, kendilerinden çamaşır istediğini söyleyerek adliyenin önünde buluştukları, burada katılana oğlunun arkadaşı olduğunu söyleyerek onun telefon numarasını gösteren sanığın kendilerine yardımcı olmak istediğini söyleyip, katılandan oğluna avukat tutacağını söyleyerek para aldığı, yine farklı zamanlarda katılan ile buluşup baş hekimi ayarladığını oğlunu hastaneye çıkarıp burada baktıracağını söyleyerek, tuttuğu avukat olarak tanıttığı şahıs ile katılanı cep telefonda konuşturup para istetmek suretiyle katılandan birden fazla para aldığı olayda sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir,
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın zararı karşılayacağına dair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.