Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/14911 E. 2016/2816 K. 30.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14911
KARAR NO : 2016/2816
KARAR TARİHİ : 30.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın …… plakalı aracını satmak amacıyla gazeteye ilan verdiği ilandaki numarayı arayan sanığın, aracı almak istediğini söylediği ve katılanı evine davet ettiği, katılanın sanığın evine giderek eşiyle tanıştığı, sanığın eşinin hamile olduğunu ve aracı acilen satın alması gerektiğini, parayı satıştan sonra vereceğini söyleyerek katılanı noter satışına ikna ettiği, katılanın aracı sanığa satmasına rağmen parasını alamadığı, sanığın aracı kısa süre sonra başka bir şahsa sattığı, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun …. tarihli, …… sayılı kararında da vurgulandığı üzere ve ayrıca TCK 7/3 maddesi de nazara alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinde düzenlenmiş bulunan tekerrür, güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümde yer almakta ise de, anılan düzenleme maddi ceza hukukuna ilişkin olup, mahkumiyet hükmünde 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin 6 ve 7. fıkralarının uygulanmasına karar verilmemiş olması; aleyhe yönelen temyiz bulunmaması nedeniyle CMUK’un 326/son maddesinde belirtilen, lehe temyiz davası üzerine cezanın aleyhe değiştirilmemesi kuralı gereği sanık lehine kazanılmış hak oluşturur. Bu açıklama kapsamında; 16/06/2008 tarihli ilk hükümde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili karar verilmediği ve bu hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği dikkate alınarak, CMUK’nın 326. maddesine aykırı olarak kazanılmış hak ilkesi gözetilmeksizin 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına hükmedilmesi,

Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.