Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/1962 E. 2015/20591 K. 16.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1962
KARAR NO : 2015/20591
KARAR TARİHİ : 16.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Şikayetçi …’ın tarlasında ekili olan şeker pancarlarının hasadının yapılmasından sonra …Şeker Fabrikasına nakledilmesi amacıyla … ve … plakalı araçlara yüklenerek sanıklara teslim edildiği; ancak sanıkların, adı belirtilen fabrikaya nakledilmek üzere ve hizmet ilişkisi gereği kendilerine teslim edilen pancarları uhdelerinde bulundurmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, şikayetçinin aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit olan eylemlerinin, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanıkların, katılana ait olan şeker pancarlarını bir fiille ve aynı zamanda alıp götürmelerinden sonra uhdelerinde bulundurmaları şeklinde gerçekleştirdikleri eylemlerinde; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun aynı zamanda ve aynı şikayetçiye yönelik tek bir fille işlendiği dikkate alındığında; zincirleme suç hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK’nın 43.maddesindeki arttırımın uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Ek savunma hakkı tanınmadan sanıklar haklarında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
3- Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezaları belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
4-Sanık … hakkında uygulama yapılırken 155/2 maddesi gereğince 120 gün adli para cezası belirlenip, 43.madde gereğince 1/4 oranında arttırıma gidilmesinden sonra sanığa verilecek cezanın 150 gün adli para cezası olarak hesaplanması gerekirken cezanın isabetsiz bir şekilde 160 gün olarak hesaplanması suretiyle fazla ceza tayini,
5-5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “ velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunma haklarından yoksunluğun ” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindeki kişiler yönünden ise söz konusu hak yoksunluklarının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gerektiği gözetilmeden kanundaki düzenlemeye aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.