Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/2395 E. 2015/21581 K. 26.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2395
KARAR NO : 2015/21581
KARAR TARİHİ : 26.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın yetkilisi olduğu …. ünvanlı şirkette dağıtım-satış-tahsilat elemanı olarak 18/08/2005-16/12/2005 tarihleri arasında çalıştığı ileri sürülen sanığın, bu dönem içinde hizmet verdiği bölge müşterilerinden tahsilat makbuzu-ödeme belgesi düzenlemeden aldığı satış bedellerini şirkete teslim etmeyerek veya kendisine satış için teslim edilmiş malların bir kısmını şirket müşterilerine satmış gibi faturalar düzenleyerek mal edinmesi eyleminin “nitelikli güveni kötüye kullanam” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Bozmaya uyularak, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kavuşturma sonuçlarına uygun olarak, oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu ve hükmün gerekçesinde “… alt sınırdan hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına.. ” karar verildiği belirtilmesine rağmen, aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tespiti suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
2- TCK’nın 43. maddesinin tatbiki sırasında tam gün birim sayısının (1 no’lu bozma nedeni dikkate alınarak) “6” gün yerine “16” gün ve sonuç adli para cezasının ise “100” TL yerine “160” TL olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. paragrafındaki “12” ; 2 paragrafındaki “16” 4. paragrafındaki “13” ; 6 paragrafındaki “260” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5” ; “6” ; “100” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.