YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2522
KARAR NO : 2015/21575
KARAR TARİHİ : 26.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, zamanaşımı nedeniyle düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
1995 ila 1999 Ocak (Nisan) ayları arasında Bağ-Kur İl Müdürlüğü görevini ifa ettiği bildirilen sanık …ile 1974 ila 2002 yılları arasında … Şoförler Odası Başkanlığını yaptığı belirtilen sanık …’ın; sanık … açısından yaptığı belirtilen sanık …’ın ; sanık … açısından 13/05/1998 tarihli, içeriği gerçeklere uymayan tutanağı düzenleyerek, adı geçene “yaşlılık aylığı” bağlanmasına ve bu aylığı iptal tarihi olan 2008 yılı Mayıs ayına kadar almasına neden olmaları eylemleri yanında, sanıklar … ve …’nın da Oda Başkanı (…) ve Bağ-Kur İl Müdürü (…)’nün görev yaptıkları dönem içinde Kurum müfettişi tarafından düzenlenen 06/10/2006 tarihli raporunda tespit olunduğu şekliyle usulsüz kayıtlara dayanılarak haksız yere “hizmet süreleri” kazanılıp 2007-2008 yıllarına kadar yaşlılık aylıkları alınmasına esas olacak emeklilik işlemlerinin yapılmasına neden olmaları böylece kendilerine veya başkalarına zincirleme haksız yararlar sağlamaları eylemlerinin “zincirleme nitelikli dolandırıcılık” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
“Nitelikli dolandırıcılık” suçundan sanıklar …, …, …, …, … ve … haklarında verilen “beraat” hükümleri ile sanıklar … ve … haklarında değişen vasfa göre “Görevi kötüye kullanma” suçundan verilen “zamanaşımı nedeniyle düşme” kararlarına yönelen katılan SGK vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar …, … ve … haklarnıda yapılan yargılamaya, toplanın karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma – kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre ve sanıklar … ve … haklarında ise; 5237 sayılı T.C.K’nın 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen değişen vasfa göre “görevi kötüye kullanma” suçunun türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinde hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve taktir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 26/02/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.