YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2525
KARAR NO : 2015/21570
KARAR TARİHİ : 26.02.2015
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık …’nin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d, 52/2 maddeleri gereğince (iki kez) 2 yıl 6 ay hapis ve 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 31/03/2011 tarihli ve 2010/241 esas, 2011/178 sayılı karar lehine vaki temyiz istemi üzerine ret talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/06/2013 gün ve 2011/404593 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 14/11/2013 gün ve 2013/16952 Esas 2013/17558 sayılı kararıyla temyiz isteminin süreden reddine karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 14/11/2013 gün ve 2013/16952 esas 2013/17558 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün sanığın bildirdiği adrese Tebligat kanunu 35. maddeye göre tebliğ yapılmış ise de, 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı kanunla değişik Tebligat Kanunun 35/2 maddesine göre, adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi araştırılmadan yapılan tebligat usule uygun olmadığından sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılanların, … müdürlüğünde kontrol görevlisi olarak çalıştıkları, 24.12.2007 tarihinde sanığın evinde yaptıkları kontrol sonucunda elektrik sayacının ters bağlanarak kaçak elektrik kullanıldığını tespit ederek bu hususta tutanak tanzim ettikleri, bu nedenle katılanlara husumet besleyen sanığın da katılanlar hakkında …İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatarak ilamsız takibe giriştiği, yaptığı icra takibinde her iki katılanı kendisinin ikamet ettiği mahallede ikametlerini göstermek suretiyle ödeme emirlerini katılanların eline geçmemesini sağlayarak icra takibini kesinleştirdiği, kesinleştirdiği icra takibi ile katılanların çalıştığı kurumdaki maaşlarını haciz ederek katılanlardan 777 TL parayı reddiyat makbuzu ile tahsil ettiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, icra takip dosyası, kaçak elektrik tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 26.02.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.